KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2600 E., 2011/14246 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
291 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.04.2009 tarih ve 2008/337-2009/136 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, dava dışı limited şirketten 20.07.2003 tarihinde hisselerini devrederek ayrıldığı halde devrin şirket tarafından ticaret sicil müdürlüğüne bildirilmediğini, davalı tarafından şirketin vergi borcundan dolayı aracı üzerine haciz konulduğunu ileri sürerek, şirket ortağı olmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca takip edilmeyen davanın HUMK’nın 409/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının limited şirket ortağı olmadığının tesbiti istemine ilişkin olup, mahkemece, taraflarca takip edilmeyen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, ancak davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Oysa, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5. maddesine göre hangi aşamada olursa olsun, dava ve icra takibini kabul eden avukatın Tarife hükümleri ile belirlenen ücretin tamamına hak kazanacağı düzenlenmiş olup, davada haklı çıkan lehine vekalet ücretine hükmedilebilmesi için, o tarafın davanın başından sonuna kadar vekil ( avukat ) tarafından temsil edilmiş olması şart değildir. Avukatın, yargılamanın herhangi bir safhasında herhangi bir işlem yapması, layiha vermesi dahi vekalet ücreti takdirini gerektirir. Zira, vekalet ücreti hasmın vekil tutmaya zorlanmasının ve vekilinin hukuki yardımının karşılığıdır.
Somut olayda, davalı vekili tarafından davaya karşı yazılı cevap verilmiş olmasına göre mahkemece, davalı lehine tarife hükümlerine göre vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu konuda hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2600, K. 2011/14246, 20 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama