KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2599 E., 2011/13989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Malatya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/12/2009 tarih ve 2007/126-2009/524 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kimlik bilgileri kullanılarak davalı bankada sahte çek hesabı açtırıldığını, hakkında karşılıksız çek keşide etmek suçundan açılan davadan beraat ettiğini, mağdur duruma düştüğünü ileri sürerek, çeklere ödeme yasağı konulmasını ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, tüzel kişiliği bulunmayan şube hakkında dava açılamayacağını, çek iptali davasının hasımsız açılabileceğini, kendilerinin çekin muhatabı olma dışında dava da bir sıfatı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu çeklerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığı, kimlik bilgileri kullanılarak sahte çek hesabı açıldığı, davacının çeklerle ilgisinin olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, çeklerin iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Albaraka Türk Katılım Bankası A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait kimlik belgeleriyle davalı bankanın Malatya Şubesi’nde açılan hesap sonrası verilen çeklerin iptali istemine ilişkin olup, davacının adına açılan hesaptan verilen çekler nedeniyle sorumluluktan kurtulabilmesi için, bu çekleri elinde bulunduran veya bu çeklere istinaden hak iddia eden kişilere karşı menfi tespit davası açması, şayet bu hayali hesabın açılması nedeniyle bir zarara uğramış ise ancak bu takdirde davalı bankaya karşı tazminat davası açması mümkündür.
Davacı tarafından işbu çek iptali davasında alınacak ilam, davacıyı sorumluluktan kurtaramayacağı gibi, 3. kişilerin haklarını etkiler şekilde, onların taraf olmadığı bir dava da çeklerin iptalini istemekte mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece, davanın reddine karar vermek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2599, K. 2011/13989, 17 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama