KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/2593 E., 2011/12552 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.12.2009 tarih ve 2008/364 - 2009/859 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Yeditepe Şubesi’nde hesabının bulunduğunu, anılan hesaptan internet bankacılığı yoluyla 26.000 TL’nin başka bir hesaba aktarıldığını, bilgisayar korsanlığı yöntemleriyle üçüncü kişilerin hesap üzerinde işlem yapmasını engelleyecek ek güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın kusurlu olduğunu ileri sürerek, 26.000 TL’nın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olması nedeniyle müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davacının kendi kusuru ile zarara uğradığını, müvekkili bankanın teleweb sitesinin güvenliği için gerekli tüm önlemleri aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesabından internet bankacılığı yoluyla davacının rızası dışında işlem yapıldığı, havale edilen miktara ihbar üzerine bloke konulduğu, ibraname imzalamadığı için bloke edilen miktarın davacı hesabına iade edilmediği, kendi kurduğu internet bankacılığı sisteminin güvenliğini sağlamanın davalı bankanın görevi olduğu, bu konuda gerekli önlemi almayan davalının, somut olayda davacının kusurunu da ispat edemediği, bilirkişilerce belirlenen kusur oranlarına açıklanan nedenlerle itibar edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/2593, K. 2011/12552, 11 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama