KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3674 E., 2011/15242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2011
- Mahkemes
- Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/06/2009 tarih ve 2006/540-2009/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "AUTHENTIC CLOTHING COMPANY +Şekil" ibaresinin 18 ve 25. sınıf emtialarda marka olarak tescili için TPE’ne yaptığı iki ayrı başvurunun nihai olarak TPE YİDK’nun 2006-M-1868 ve 2006-M-1871 sayılı kararları ile ve 98895 sayılı (417 AUTHENTIC SHORTWEAR ENDURING QUALITY +Şekil) ve 2004/40570 sayılı ("A + AUTHENTIC") ibareli markalarla benzer olduğundan bahisle kısmen reddedildiğini, esasen tescili istenilen markalar için ilk kez 2002/03590 kod numarası ile tescil başvurusunda bulunulduğunu, ancak o dönemde de 98895 sayılı marka ile benzer olduğu gerekçe gösterilerek tescil talebinin reddedildiğini,
bu red kararından sonra 98895 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemiyle dava açtıklarını, açtıkları davanın kabul edilmesi halinde 98895 sayılı marka yönnden tescil engeli kalmayacağını, ret kararına diğer gerekçe olarak gösterilen 2004/40570 sayılı markanın ise müvekkilinin 2002 tarihli ilk başvurusundan sonra tescil olunduğunu, söz konusu markanın tescili sırasında müvekkili açısından red gerekçesi kabul edilen 98895 sayılı markanın 2004/40570 sayılı marka için red sebebi olarak görülmediğini, öte yandan redde gerekçe gösterilen her iki markada da başvuru markalarında olduğu gibi ("AUTHENTIC") ibaresinin bulunduğunu,
müvekkili markası için benzer kabul edilen bu ibarenin, diğer iki markada birlikte tescilli olmasının izahının bulunmadığını, keza kurum nezdinde ("AUTHENTIC") ibaresini içeren çok sayıda tescilli marka bulunduğunu, kaldı ki müvekkiline ait markaların tescil engeli gösterilen markalarla benzer olmadığını, uzun süreli kullanımla ayırt edicilik sağlandığını ileri sürerek, YİDK kararlarının itirazlarının reddine ilişkin bölümü açısından iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı başvuruları ile redde mesnet markaların KHK’nin 7/1-b bendi anlamında benzer olduklarını, bu nedenle kurum tarafından yapılan işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; gerek başvuru markalarının gerekse redde dayanak olan markaların ayırt edici ve baskın unsurunun ("AUTHENTIC") ibaresi olup her üç markada yer alan diğer ibarelerin tali unsur niteliğinde kaldığı, bu bakımdan davacı markaları ile redde dayanak markaların aynı değil ise de, ayırtedilemeyecek kadar benzer oldukları, keza her üç markanın da aynı veya aynı tür malları kapsadıkları, öte yandan davacı tarafça uzun süreli ve eskiye dayalı kullanımla tanınmışlık ve ayırt edicilik sağlandığı iddiasının ispatlanamadığı, somut olayda 556 sayılı KHK’nin 7/1-b bendi anlamında tescil engeli gerçekleştiği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3674, K. 2011/15242, 16 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama