KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/368 E., 2011/7732 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.07.2009 tarih ve 2008/185 - 2009/434 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan döviz hesabından izni ve bilgisi dışında internet bankacılığı yoluyla 3. şahıs hesabına havale yapıldığını, bu paranın bir kısmının iade edildiğini, bankanın internet bankacılığı sisteminin işletilmesindeki kusurlu davranışları sonucu zarara sebep olduğu gerekçesiyle, iade edilmeyen 25.075 TL’nın en yüksek ticari reeskont faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmeti güvenliğini sağlamak için tüm önlemleri aldığını, davacının kendi kusurlu hareketleri nedeniyle zarara sebebiyet verdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve kısmen benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı bankanın dolandırıcılığı önleyecek mahiyette ek güvenlik tedbirlerini almadığı, mevduatı koruma konusundaki özen borcunu yerine getirmediğinden 2/3 oranında, davacının da şifresini ve parolasını koruyamadığından 1/3 oranında zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 16.716,67 TL’nın işlem tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, davacının davaya konu internet yolu ile yapılan işlemler sırasında kullanılan şifre ve parola gibi kişisel bilgilerinin
davacının kusuru ile ele geçirildiğinin kanıtlanamamış olması karşısında davacının hesabından bilgisi ve rızası dışında çekilen paradan hesapta bulunan parayı kötü niyetli kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmeyen, bunların kullanımını müşterileri için zorunlu hale getirmeyen davalı bankanın sorumlu olmasına göre davaya konu miktardan davalı bankanın tamamen sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kusur paylaşımı yapılarak buna göre hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/368, K. 2011/7732, 27 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama