KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3903 E., 2011/15051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ordu 2.Asilye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.11.2008 tarih ve 2007/90 - 2008/169 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işyeri sigorta poliçesi ile sigortalı işyerinin arka tarafındaki pencerenin kırılarak işyerine girildiğini ve 34 adet cep tefonunun çalındığını, davalının sigortalı mahalde demir parmaklık bulunması halinde hırsızlık rizikosunu teminat altında olabileceği gerekçesiyle ödeme yapmadığını, işyerinin arka penceresinde ve ön tarafında demir parmaklıklar bulunduğunu ileri sürerek 14.700 TL tazminatın 18.09.2006 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, işyeri paket sigorta poliçesine göre hırsızlık rizikosunun sigortalı mahalde demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edeceğini, sigortalı işyerinin arka penceresinde demir parmaklık bulunmadığını ve hırsızlığın buradan gerçekleştiğini savunarak davanın reddini redini istemiştir.
Mahkemece, davanın dayanağını oluşturan poliçede hırsızlık rizikosunun sigortalı mahalde demir parmaklık bulunması halinde hüküm ifade edeceğinin belirtildiği, hırsızlık eyleminin işyerinin güney penceresinin camı kırılarak pencere mandalının açılarak gerçekleştirildiği, pencere üzerinde demir parmaklık olmakla birlikte bunun pencere doğraması üzerine monte edildiği ve pencere kanatları açıldığında demir parmaklıkların da kanatla beraber açıldığı, hırsızlık eyleminden sonra davacının daha geniş parmaklıkları duvara monte ettiği, hasarın poliçe ile verilen hırsızlık teminatı kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3903, K. 2011/15051, 14 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama