KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3968 E., 2011/15505 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/10/2009 tarih ve 2007/408-2009/308 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar murisi ... arasında 14.08.2006 tarihinde yapılan sözleşmeyle Afganistan’daki şirket hissesinin %20’sini müvekkiline, %6’sını da dava dışı müvekkilinin eşi ...’a devredilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca 300.000 USD'nin yurt dışında ki hesaba havale edildiği ancak ...’ın ölmesi nedeniyle devrin gerçekleşmediğini ve ödenen bedelin istirdadı için başlatılan icra takibine davalılar itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, resmi şekilde tanzim olunmayan hisse devir sözleşmesinin borç doğurmadığı ve müvekkillerinin murisine yapılan bir ödeme bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davaya konu para transferinin davalılar murisinin adına ve hesabına yapılmadığından ölümü sonrası terekeye dahil olmayan paranın davalılardan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesi uyarınca ödendiği ileri sürülen bedelin istirdadı için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı, davalılar murisi ile yapılan sözleşmeyle hisselerinin devri kararlaştırılan Afganistan’daki şirketin %26 hissesi karşılığı olarak yine sözleşme metninde yazılı olduğu üzere murisin isteği doğrultusunda yurtdışındaki birbaşka şirkete 300.000 USD para gönderildiğini ileri sürmüş olup, davacı tarafından anılan miktarda paranın yurdışındaki şirket hesabına havale edildiği dosyaya ibraz olunan dekontlarla ispatlanmıştır. Ayrıca, hisse devrinin gerçekleştirildiği yönünde dosya içeriğinde bir beyan da bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece; dosyaya ibraz olunan ve imzasının muris ...’a ait olmadığı iddia edilmeyen 14.08.2006 tarihli sözleşme uyarınca aynı tarihte sözleşme içeriğine uygun şekilde davacı tarafından yapılan para transferinin davacı tarafından ileri sürülen nedenle yapıldığının ve mirası reddettikleri savunulmayan davalıların bu miktardan sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3968, K. 2011/15505, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama