KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4728 E., 2011/16318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Birleşen dava
- Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2009/76 Esas
Karar Metni
625 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2009 tarih ve 2007/465-2009/587 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi düzenlenmeden trafiğe çıkarılan aracın neden olduğu kaza sonucu hak sahiplerine tazminat ödendiğini, araç sürücüsü olan davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu savunarak itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı , davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili, asıl davada kazaya sebep olan aracın malikinden ödediği bedelin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bedelin aracın zorunlu olarak kayıtlı bulunduğu EGS sigorta kurumundan tahsil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, asıl davadaki davalının kazaya karışan aracın sürücüsü, birleşen dosyada davalının ise kazaya karışan aracın maliki olduğu, davalı sürücünün tam kusurlu olması kaza tarihinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunmayan aracın ölümlü trafik kazasına karışmasından kaynaklanan ve ölümler sonucu oluşan zararlardan dolayı davalıların sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen dava yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin birleşen davaya yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle birleşen davada verilen hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ...'nın zarar görenlere tazminat ödemesinden sonra kaza yapan aracın işleteni ve sürücüsü aleyhine açılan rücu davası olup, mahkemece, davalı ...'in kullandığı aracın ZMSS poliçesi bulunmaması nedeniyle davalı sürücü ve araç malikinin sorumlu oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak dosyada mevcut bulunan delillerin incelemesinden, davalılardan Kerim'in işleteni, davalı ...'in sürücüsü olduğu aracın kaza tarihi itibariyle EGS Sigorta A.Ş.'ye ZMSS poliçesi ile sigortalanmış olduğu, fakat zorunlu teminat limitlerinin arttırılmasına rağmen zeyilname düzenlenmediği anlaşılmaktadır.
Davacı vekili 26.02.2009 tarihli dilekçesinde kaza tarihinde teminat limitinin (18.000 TL) olmasına rağmen, EGS Sigorta tarafından yapılan ZMMS poliçesinde teminatın (11.000) TL olduğunu, zeyilname düzenlenmemiş olduğunu, bu nedenle aradaki fark için müvekkilinin ödeme yapmak durumunda kaldığını ve işbu davanın da sadece aradaki fark nedeniyle açıldığını bildirmiştir.
Zeyilnamenin düzenlenmemesi nedeniyle zarar görenler tarafından açılan davalarda husumet sigorta şirketi ile birlikte Güvence Hesabında yöneltilmiş olup, ... ödeme yaptıktan sonra davalılar aleyhine yapmış olduğu icra takibinde zeyilname düzenlenmemesi nedeniyle ödeme yaptığını bildirerek bu meblağın davalılardan rücuen tahsilini talep etmiştir.
Zorunlu sorumluluk sigortasının riziko tarihi itibariyle geçerli olan teminat tutarları üzerinden yaptırılmaması nedeniyle geçerli teminat miktarlarları ile fiilen yaptırılan düşük teminat tutarları arasındaki farktan dolayı sorumlu tutulan Hesabın, ödediği tutar kadar bu kişilere yine halefiyet hakkına dayanarak rücu edebileceği riziko tarihi itibariyle yürürlükte olan 2918 sayılı Yasa'nın 108 nci maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'un 14 ncü maddesi ile ...
Yönetmeliği'nin 16/b maddesinde düzenlenmiştir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta rizikonun gerçekleştiği tarih itibariyle davacının zeyilname düzenlenmemesi nedeniyle ancak zeyilnameyi yaptırmayan araç işletenine rücu edebileceği, sürücüye rücu olanağı bulunmadığı hususu gözetilerek davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4728, K. 2011/16318, 2 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama