KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4860 E., 2011/15945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09/03/2009 tarih ve 2008/648-2009/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile müvekkilinin işyerinde kredi kartı alışverişlerinde kullanılan pos cihazından yabancı bir müşterinin alış veriş yapması sonucu kredi kartı geçirilip provizyon verildiği halde satış tutarının müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 2.200,00 TL'nin işlem tarihinden faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yurt dışı kart sahibi bankaca sahte işleme dayalı olarak kartın bloke edildiğini, müvekkilinin sahte işlem nedeniyle ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, davacı işyerinin sözleşmede öngörülen sorumluluklarını tam olarak yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen kararın ikince kez temyizi üzerine Dairemizce, davalı bankanın uluslararası kredi kartlar kuralları ve sözleşme hükümleri uyarınca satış bedellerini belli bir süre bloke etme hakkının bulunduğu sabit olduğundan davalının satış tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, 180 günlük bloke süresinin dava tarihine kadar dolmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4860, K. 2011/15945, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama