KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5680 E., 2011/16417 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
659 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2007/409-2009/750 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait İçerenköy'deki Carrefour Ticaret Merkezindeki işyerinde çalışanların emniyeti suistimal ederek müvekkilinin zararına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalı nezdinde Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi ile sigorta yaptırdığını, davalının sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, 17.04.2002-01.10.2002 tarihleri arasındaki poliçe için 2.289,21 TL, 01.10.2002-01.10.2003 tarihleri arasındaki poliçe için 50.000 TL olmak üzere toplam 52.289 TL'nin ihbar tarihi 05.04.2006 tarihinden itibaren işleyen 15.000 TL faiziyle birlikte toplam 67.289 TL'nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren uygulanan reeskont faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, hasarın teminat dışı olduğunu, usulüne uygun ihbar yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı çalışanlarının 2002-2005 yılları arasında davacıya haksız eylemleriyle zarar verdiği, davacının İş Mahkemesi'ne başvuru tarihi olan 10.06.2005 tarihinden 16.05.2007 dava tarihine kadar zamanaşımı süresinin geçmediği, davalı çalışanları Selim ve Aslı'nın davacıya zarar verdiğinin ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğu, muafiyet tenzilinden sonra 127060 nolu poliçe kapsamında 50.000 TL, 5115939 nolu poliçe kapsamında 2.289,20 TL zararın bulunduğu, faizin davacının talep ettiği miktardan yüksek olduğu ancak taleple bağlı kalınması gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne, toplam 52.289 TL asıl alacağın, 15.000 TL faizin, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, TTK. 1292, 1299 ve BK. 101. maddeleri gereği borcun muaccel olduğu tarihten itibaren zamanaşımı süresinin işlemeye başlamasına ve ihbar yükümlülüğünün kasten zamanında yapılmadığının iddia ve ispat edilmemesine göre, davalı vekilinin zamanaşımı süresinin geçtiğine yönelik temyiz itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, emniyeti suistimal sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Hırsızlık Sigortası Genel Şartları içinde bulunan Emniyeti Suistimal Klozunun 2. fıkrasının 2. bendinde, "Emniyeti suistimalin, bu fiili işleyen kimsenin ölümü, işten çıkarılması veya emekliye ayrılması hallerini takip eden en geç 6 ay ve herhalükarda poliçenin sona erme tarihini müteakip 3 ay içinde ortaya çıkmış olması gereklidir" hükmü bulunmaktadır. Davalı taraf, zararın teminat dışı olduğunu savunduğuna göre, poliçelerin üzerinde yazılı olduğu üzere hırsızlık sigortası genel şartları dahilinde geçerli olan emniyeti suistimal klozunda belirtilen sürelerin tartışılıp, değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
3-Öte yandan davaya konu poliçelerden 17.04.2002-01.10.2002 tarihleri arasındaki eylemleri teminat kapsamına alan poliçede riziko adresi Caddebostan/Kadıköy/İstanbul olarak gösterilmiştir. Davacı taraf, Carrefour Ticaret Merkezi İçerenköy/İstanbul adresindeki işyerinde meydana gelen emniyeti suistimal fiili nedeniyle tazminat isteminde bulunduğuna göre, poliçelerdeki riziko adreslerinin ve zararın gerçekleştiği işyeri adreslerinin karşılaştırılarak, eylemlerin sigorta teminatı kapsamında bulunup bulunmadığının değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönden de eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
4-Yine, Hırsızlık Sigortası Genel Şartları içinde bulunan Emniyeti Suistimal Klozunun birinci fıkrasında, "Sigortacı, sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı adı ve soyadı poliçede yazılı kişi veya kişilerin sigortalıya ait para ve kıymetli evrakını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suistimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı zararı, muafiyet hükmü saklı kalmak kaydıyla, poliçede yazılı azami bedeli geçmemek üzere temin eder" hükmü bulunmaktadır. Dosyada mübrez poliçelerde bu yönde kayıt bulunmadığına göre, zararın bu açıdan da poliçe kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
5-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5680, K. 2011/16417, 5 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama