KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6548 E., 2011/16774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2010 tarih ve 2009/57-2010/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin müvekkilinden kar payı karşılığında para tahsil ettiğini ve parasını geri ödemediğini, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine Essen Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan alacak davasının kabulüne karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek, anılan mahkeme tarafından verilen kararın ve yargılama masraflarına ilişkin hükmün tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yabancı mahkeme ilamının maddi hukukumuzdaki kamu düzenine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının Alman mahkemelerinde açtığı davada yabancı mahkeme yargılamasında davalının savunma hakkının kısıtlandığı, tebligatların sözleşmelere aykırı olarak posta yoluyla yapılması nedeniyle mahkeme kararının kesinleşmediği bu durumun da Türk kamu düzenine aykırı olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Dava, yabancı mahkeme ilamının tenfizi istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı şirkete dava dilekçesi tebliğ edildiği halde davaya cevap vermeyip vekili aracılığıyla da duruşmalara katılmamasına rağmen mahkemece hükmün gerekçe bölümünde davalının cevap verdiğinden bahisle savunmaya yer verilmesi ve vekili bulunmayan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenlerle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6548, K. 2011/16774, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama