KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7177 E., 2011/16851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.02.2010 tarih ve 2009/59 - 2010/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı hakkında Bochum Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılan davada müvekkili lehine karar verildiğini ileri sürerek, Bochum Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 25.06.2007 gün ve 8 O 517/06 karar sayılı ilamının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen kararın davalıya tebliğinin Adalet Bakanlığı aracılığı ile değil posta yolu ile yapıldığı, benzer konularda açılan pek çok davanın TTK'nun 329 ve 405. maddeleri gereğince reddedildiği, yurt dışında açılan davalarda verilen kararların tenfizi halinde Anayasa’da düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı bir durumun oluşacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bir yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için kararın Lahey Sözleşmesi hükümleri uyarınca kesinleşmesinin gerekmesine,
dava konusu olayda ise tenfizi gereken kararın Lahey Sözleşmesi uyarınca yetkili makamlar aracılığıyla tebliğ edilmeyip, posta yoluyla tebliğ edilmesi nedeniyle kesinleşmediğinden mahkemece sırf bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken ayrıca yerinde bulunmayan diğer gerekçelerin de davanın reddine gerekçe yapılması doğru değil ise de yukarıda da belirtildiği üzere usulünce kesinleştirilmiş bir karar bulunmadığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın bu gerekçeyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7177, K. 2011/16851, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama