KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/7775 E., 2012/377 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Çorum 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/01/2010 tarih ve 2007/915-2010/22 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankada kredili mevduat hesabının bulunduğunu, davalı tarafından kullanıldığı iddia edilen krediler nedeniyle hesabından bir kısım kesintiler yapıldığını, oysa davalıdan kredi kullanılmadığını ileri sürerek, hesaplarından çekilen 1.637,98 YTL asıl alacak ve 3.437,40 TL işlemiş faizin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında görülen Çorum 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/428 karar sayılı kararının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava, davacının davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle fazla tahsilat yapıldığı iddiasına dayalı alacak istemine ilişkin olup, mahkemece kesin hüküm nedeniyle yazılı şekilde karar verilmiştir.
HUMK’nın 237. maddesinde düzenlenen kesin hüküm, bir dava şartı olup, kamu düzenine ilişkindir. Bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda, aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde, ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükmün oluşması için davanın taraflarının, müddeabihinin ve dayanılan vakıaların her iki dava için de aynı olması ve ilk kararın kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Somut olayda, davalı banka tarafından kredi alacağı nedeniyle davacı hakkında başlatılan takip sonucu davacı tarafından kredi borcunun bulunmadığının tesbiti ile icra dosyasına ödenen paranın istirdatı istemli dava açılmış olup, yapılan yargılama sonucunda bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ile davacının takip konusu miktar kadar davalıya borçlu olduğu belirlenmiş ve bu nedenle davanın reddine karar verilmiş, verilen karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Temyize konu iş bu davada ise ilk davanın tarafları .../...
2010/7775 2012/377
-2-
ile dayanılan vakıa aynı ise de müddeabih farklı olup, kesinleşen ilk karar temyize konu iş bu dava için kesin hüküm oluşturmaz. Ancak, temyize konu iş bu davada istenen miktar ilk davada değerlendirilerek davacının kredi borcu hesaplanmış olup, mahkemece, davanın bu nedenle reddedilmesi gerekirken, kesin hüküm nedeniyle reddi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK 23.01.2012 - SK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/7775, K. 2012/377, 19 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama