KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9142 E., 2012/878 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ocak 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
598 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.02.2009 tarih ve 2006/543 - 2009/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili taşıyıcı adına davalı tarafından CMR sigorta poliçesi tanzim olunduğunu, müvekkilince yapılan bir taşımanın zarara neden olduğundan bahisle aleyhinde İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, kesinleşen ilam uyarınca taşıtana müvekkili tarafından ödeme yapılmak zorunda kalındığını, yapılan bu ödemenin davalı CMR sorumluluk sigortacısından tahsili için başlatılan 75.329,51 TL tutarındaki icra takibine davalı itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 inkâr tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında geçerli bir poliçe bulunmadığını, zarara neden olduğu ileri sürülen taşımanın müvekkiline bildirilmediğini, poliçe priminin ödenmediğini, esasen de davaya konu zarar iddiasının teminata dahil olmadığını ve sorumluluğun sınırlı sorumluluk olduğunu savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafından prim ödemesinin itirazı kayıt olmaksızın kabul edildiği ve poliçenin iptaline yönelik işlem bulunmadığından poliçenin geçerli olduğu, poliçe limitiyle davalının ödeme yükümlülüğünün bulunduğu, önceden davalı temerrüde düşürülmediğinden temerrüt tarihinin icra takip tarihi olarak belirlenmesinin gerektiği ve alacağın likit olmayıp yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra takibinin 40.409,40 TL için iptaline, takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiziyle devamına, sair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, CMR sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlke olarak, abonman taşıma sigortası sözleşmesi ile sigortacı, belli bir zaman dilimi içinde taşınma yeri, taşınacak yükün cinsi genel olarak belirtilmiş taşımaların tamamını sigorta güvencesi altına alma yükümlülüğüne girmiş olur. Aslında bir çerçeve anlaması olan abonman taşıma sözleşmesi kapsamına girmek koşulu ile belli bir (spessifik) taşımanın başladığı anda münferit (tekil) sigorta güvencesi de başlamış olur.
Şayet, münferit taşımalar yapılmaz ise, başlangıçta düzenlenmiş olan abonman sözleşmesi için boş bir çerçeve anlaşması olarak kalır. Abonman taşıma sözleşmesiyle, çerçeve anlaşma içerisinde gösterilen taşıma ve yükler, her somut taşımanın başlaması ve kendisine bu taşımanın yapıldığının bildirilmesi ile sigortacının o taşıma için sigorta yapma yükümlülüğü doğar.
Bir başka deyişle, abonman sözleşmesine dahil belli bir seferin başlamasının sigortacıya bildirilmesi ile riziko ve sigorta konusu menfaat belirli bir hale geldiğinden, sigortacının riziko sorumluluğu da o andan itibaren başlar ve karşılığı olan primi de belirleyerek buna sigortalısından tahsil etme hakkına sahip olur.
Somut olayda, davacı sigortalı ile davalı ... arasında 01.01.2001 tarihli poliçe düzenlenmiş olup, poliçede yer alan beyan yükümlülüğü uyarınca; "sigortalı, kendisi veya tali taşıyıcı tarafından uluslararası sevkiyatlar için kullanılacak araç plakalarını sözleşme başlangıcında yazılı olarak bildirecektir, .......listede yer almayan araçlar için işbu teminat geçersiz olacaktır."
Bu itibarla mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca poliçelerin incelenmesi suretiyle 01.01.2001 tarihli poliçenin abonman poliçe özelliği taşıyıp taşımadığının belirlenmesi ve koşullarının tespiti ile davaya konu rizikonun oluştuğu ileri sürülen İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesi ilamıyla davacıdan tahsil edilen tazminatın nedeni olan taşımanın hangi araçla yapıldığı belirlenerek bu aracın da poliçede yer alan beyan hükümleri uyarınca davalı ... şirketine bildirildiğine ilişkin deliller toplanarak öncellikle rizikonun teminat kapsamında olup olmadığının belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-) Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz nedenlerinin incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9142, K. 2012/878, 27 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama