KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9203 E., 2012/1309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- Av. ...
- Davalılar
- 1- ...
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
2- ... VEKİLİ : Av. ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/03/2010 tarih ve 2007/28-2010/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların murisi Muhtar Cem Karaca ile dava dışı Kalan Ses ve Görüntü Film ve Yapı Ltd. Şti. arasında 22.03.2001 tarihli bir sözleşme imzalandığını, anılan şirketin sözleşme kapsamında devraldığı hakları müvekkiline devrettiğini, davalı mirasçıların ise murisin vefatından sonra usulüne aykırı ve haksız şekilde sözleşmeden caydıklarını ileri sürerek caymaya itirazlarının kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı açılan davanın haksız olduğunu ve reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, Cem Karaca albümlerinden dolayı ödenen 2.450 TL telif bedelinin sembolik kaldığı, her ne kadar sadece ödemenin az olması tek başına mehil verilmeden cayma nedeni olarak kabul edilemez ise de, somut olayda ödemenin son derece düşük ve sembolik olmasından başka,
Cem Karaca' nın ölümünden hemen sonraki dönemde davacının yapabileceği tanıtım satış ve pazarlama çabası ile satışları çok ciddi ölçüde artırma imkanı var iken ölüm sonrasındaki en popüler dönemde bu yönde hiçbir çaba gösterilmemesi nedeniyle davacıya yeniden süre verilmesinin Cem Karaca'nın ölümünden sonraki popülerlik dönemi kısalığı nedeniyle gerekli olmadığı dolayısıyla 5846 sayılı kanunun 58/2 ve 3 maddeleri gereğince mehil tayinine lüzum olmaksızın caymanın mümkün olduğu, bu nedenle caymaya itiraz davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. .../...
2010/9203 Sf-2- 2012/1309
21,15 H · 17,15 PH · 04,00 BK · 06/02/2012 - S.C
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9203, K. 2012/1309, 3 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama