KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/9408 E., 2012/1372 K.·2-KOMBASSAN İnş.tarım San.işletmeleri Tic.a.ş.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Davalılar
- 1-KOMBASSAN HOLDİNG A.Ş.
- Vekili
- AV.... TUFAN
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 11.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2010 tarih ve 2007/690 - 2010/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin yurtdışındaki Türk vatandaşlarından yüksek getiri vaadi ile para topladığını, bu amaçla müvekkilinin de 87.750 DM para yatırdığını ancak parasını geri alamadığını ileri sürerek, 24.005,15 Euro’nun davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, yetki itirazında bulunmuş ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirketler nezdinde hissesinin bulunduğu ancak TTK’nun 329 ve 405. maddeleri gereğince pay sahiplerinin sermaye olarak koyduklarını geri isteyemeyecekleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmaması nedeniyle davalı şirketlere verilen paranın tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükmün yeterli araştırma ve incelemeye dayandığını kabul etmek mümkün değildir. Karar gerekçesinde de açıklandığı üzere TTK'nun 329 ve 405. maddeleri uyarınca anonim şirket ortakları kural olarak şirkete yatırdıkları sermayeyi geri isteyemezler. Ayrıca, yetkili kurulların bir kararı olmadıkça da anonim şirketler, pay senetlerini nominal bedellerinin üzerinde halka arz edemezler.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin 46.950 DM ödeme yaptığını, ancak geçerli bir şekilde davalı şirkete ortak olmadığını iddia etmektedir. Davalılar vekili, davacının davalı şirkete ortak olduğunu kabul ederek ortaklık pay defterinin davacıya ait kısmının fotokopisini sunmuştur. Anılan bu belgelere göre, davacının davalı şirketlerde hisseleri mevcuttur.
./... 2010/9408 2012/1372
S:2
Bu durum karşısında mahkemece, konusunda uzman bir bilirkişi kurulu oluşturulup, davalı şirketin yasal defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle, ortaklık durumunun ikincil kayıtlar tutulmak suretiyle takip edilip edilmediği, şirket ortaklığının gerçekten kazanılıp kazanılmadığı, davacının davalı şirkete pay senedi satın almak suretiyle mi yoksa devir suretiyle mi ortak olduğu, yeni pay almak suretiyle ortaklık söz konusu ise davacıya verilen pay senetlerinin o tarih itibariyle nominal değerinin ne olduğu,
şayet davacıdan nominal değer üzerinden bir bedel alınmış ise primli hisse senedi çıkarılması yolunda bir kararın bulunup bulunmadığı hususlarının tek tek tespit edilmesi, aksi sonuca varıldığında ‘çoğun içinde az da vardır kuralı’ gereği varsa davacıdan fazla alınan bedelin iadesine (tahsiline) karar verilmesi ve açıklanan tüm bu hususların tereddütsüz şekilde ortaya konulmasından sonra davalıların hukuki durumlarının buna göre belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
16.02.2012 - HK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/9408, K. 2012/1372, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama