KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11806 E., 2012/18620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/05/2011 tarih ve 2008/1042-2011/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Vakıflar Bankası Merter Şubesi’nde USD cinsinden döviz hesabı açtırdığı, uzun süre yurtdışında bulunduğundan Türkiye’ye geldiğinde hesaptan para çekmek istediği, fakat şubece hesaptaki paranın çekilip hesabın kapatıldığı bilgisinin kendisine verildiği, üstelik para çekme tarihi olarak gösterilen tarihin kendisinin yurtdışında olduğu döneme denk geldiği, fiilen para çekmesinin mümkün olmadığı, hesaptaki paranın en son cüzdanın yazdırıldığı 16/07/2007 tarihinde 7.638,65.-USD olduğu, hesap 1 aylık vadeli olarak işleyen döviz hesabı olduğu için ve yurtdışında olduğu bilindiğinden bir süre hesapta para olmadığı,
fark edilmeyeceği zannıyla usulsüzce ve habersizce hesaptan para çekilip zarara uğratıldığını iddia ederek, hesaptaki 7.638,65.-USD'nin 16/07/2007 tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 10 libor faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,17/11/2006 tarihinde davacı adına açılan hesapta 7.500,00.-USD'nin yatırıldığı, 12/12/2007'ye dek işleyen faizle birlikte hesabın 7.739,24 USD bakiyeye ulaştığı ve aynı tarihte davacı tarafından kendi imzasının da bulunduğu tediye fişi ile çekildiğini, faiz başlangıcının olsa olsa dava tarihi olabileceği ve faiz oranın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; davalı vekilinin hesabın davacı tarafından açılıp açılmadığı yolundaki itirazına, bankanın gönderdiği hesap kartonunda, hesabın açıldığını gösterir imza örneğinin ön sayfadaki kısma itiraz edilmediği gibi bireysel müşteri bilgi formları ve hesap açımına ilişkin tüm kayıtların gönderildiği,
sadece hesabın çekildiğine dair belgelerdeki imzanın sahteliği olgusuna dayanıldığı gerekçesiyle itibar edilmemiş, gerek teftiş raporu, gerekse paranın çekildiğine dair dekonttaki ve hesap kartının arka yüzündeki imzanın davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 7.739,24.-USD'nin 12/12/2007 tarihinden itibaren dava tarihine dek %2,25 akdi faiz, dava tarihinden fiili ödeme tarihine dek asıl alacak üzerinden devlet bankalarının bu döviz cinsine uyguladığı en yüksek mevduat faizi uygulanarak davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
libor faizi talep edilmişse de bu faiz türünün bankaların kendi aralarında borçlandıkları zaman ödedikleri faiz oranı olduğu gerekçesiyle, talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11806, K. 2012/18620, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama