KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/11979 E., 2012/18552 K.·(Şişli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi)
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2011 tarih ve 2010/36-2011/218 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından, davalı şirkete verilen taşıma hizmeti karşılığı toplam 11.059,54 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiği, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Şişli 4. İcra Müdürlüğü'nün 2009/44067 E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe kısmen itirazda bulunduğunu ileri sürerek kısmi itiraz yönünden itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili şirkete servis (taşıma) hizmeti verildiğini, 17.07.2009 günü şirket müşterilerinin taşınması için gönderilen 34 VL 1008 plakalı servis aracının kaza yaptığını, araçta bulunan 17 kişinin yaralanarak çeşitli hastanelerde tedavi gördüğünü, tedavi giderlerinin ve zararın müvekkili şirketçe karşılandığını, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, olayda davacının da sorumluluğu bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan hastane masraflarının, davacının hak edişinden kesildiğini, kalan miktarın icra dosyasına yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu uyarınca taraflar arasında taşıma sözleşmesi yapıldığı, davacının sözleşme uyarınca şirkete tahsis ettiği servis aracının kaza yaptığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 7.2 maddesinde; davalının, davacının hak edişinden kesinti yapabilmesi için, 3. kişilerin dava açması şartının öngörüldüğü, olayda, bu şartın oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve asıl alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmede, davacı tarafın kusurları nedeniyle yapılan masrafların davacının sorumluluğunda olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme hükümleri gereğince gerçekten de davacının sorumlu olduğu bir nedene dayalı olarak ödeme yapılmış olması halinde davacı bundan sorumlu olup, bu ödemenin 3. kişilerin açmış olduğu bir dava sonucu olarak yapılmaması mahsup yetkisini ortadan kaldırmaz. Bu itibarla mahkemece mahsup edilmesi gereken tutar bulunup, bunun alacaktan mahsubu suretiyle hüküm oluşturulması gerekirken mahsubu istenen tutarın açılmış bir dava olmaksızın ödendiği gerekçesiyle yazılı biçimde karar tesisi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/11979, K. 2012/18552, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama