KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12100 E., 2012/19382 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Uşak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 31/03/2011 tarih ve 2008/148-2011/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka şubesi ile Kuntdokur Mensucat San. A.Ş. arasında "genel nakti ve gayrinakti kredi sözleşmesi" düzenlendiğini, davalıların da bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, borçlular hakkında yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, açılan itirazın iptali davasının da açılmamış sayılmasına karar verildiğini, alacağın tahsil edilemediğini ileri sürerek, 250.000,00 TL'nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, aynı konuda aynı taraflar arasında aynı alacak miktarı ile ilgili olarak aynı hukuki sebebe dayanılarak açılan itrazın iptali davasında "davanın açılmamış sayılmasına" karar verildiği, bu kararın kesinleştiği, "davanın açılmamış sayılmasına" ilişkin kesinleşmiş kararın kesin hüküm sonuçlarını doğuracağı gerekçesiyle; davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, yukarıdaki özetten de anlaşılacağı üzere mahkemece aynı alacak hakkında taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında verilen davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kesin hüküm sonuçlarını doğuracağı gerekçesiyle, davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Tarafları, dava konusu ve dava sebebi aynı olan kesinleşmiş karar, sonradan açılan dava için kesin hüküm teşkil eder. Gerek maddi, gerek şekli anlamda kesin hüküm dava şartlarından olmakla, hakim tarafından kendiliğinden gözetilir ve varlığı saptandığı takdirde kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerekir.
Ancak; mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK'un 409. maddesi hükmüne göre verilen davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılmamış sayılır ve davacı açılmamış sayılan davasını yeniden harç ödemek suretiyle tekrar açabilir.
Davanın açılmamış sayılması kararı usule ilişkin nihai bir karardır, bu kararla dava açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkar, davanın açılmasıyla doğmuş olan derdestlik durumu davanın açılmamış sayılmasıyla son bulacağı gibi mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararı belirtildiği üzere görülen dava için kesin hüküm oluşturmaz.
Bu suretle taraflar arasında dava konusu aynı alacağın tahsili için girişilen takibe itirazın iptali talebiyle açılan davada davanın açılmamış sayılmasına karar verilmekle davanın açılmasıyla meydana gelmiş olan sonuçlar ortadan kalkacağından bu davanın açılan alacak davası için kesin hüküm oluşturmayacağı nazara alınarak inceleme yapılması, varılacak sonuca göre davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12100, K. 2012/19382, 28 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama