KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/12714 E., 2012/19060 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.12.2010 tarih ve 2009/159-2010/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı şirkete 10.250 TL tutarlı hayat sigortası yaptırdığını, murisin ölümü üzerine vefat tazminatı istendiğini, davalının Hayat Sigortası Genel Şartları C.2.2 maddesini gerekçe göstererek ödeme yapmadığını, başlatılan takibe de yetki, husumet ve esas yönünden haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, takibin devamını, %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki, işbölümü ve poliçede daini mürtehin olarak Şekerbank TAŞ'nin yer alması nedeniyle husumet itirazında bulunmuş, sigortalının 25 yıldır göğüs ağrısı şikayeti olduğu, kronik iskemik rahatsızlığı ile takip edildiği halde başvuru formunu doldururken beyan yükümlülüğünü kasten ihlal ettiğini, sigortalının kasten gerçeği aykırı beyanda bulunmadığı kabul edilse bile riziko bilinmiş olsaydı tahakkuk ettirilecek prim ile tahakkuk eden primin oranına göre tazminattan indirim yapılması gerekeceğini, reeskont faizi talebinin de yasal olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sigortalı murisin poliçenin tanzim edildiği tarihte dava konusu rahatsızlığı bildiğinin dosya kapsamı itibariyle kabul edilemeyeceği, bu rahatsızlığın çok kısa zaman dilimi içerisinde anlık oluşabileceği, aksi kabul edilse bile süresinde cayma ve tazminattan indirim yapılması hakkının kullanılmadığı, alacağın da likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, mahkemece itirazın iptaline karar verildiğine göre,takip konusu alacak
miktarı üzerinden vekalet ücreti takdiri gerekirken, takip tutarına icra inkar tazminatı eklenerek bulunan toplam üzerinden davacı yan lehine vekalet ücretine hükmolunması doğru görülmemiş, kararın bu yönden bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün mülga HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/12714, K. 2012/19060, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama