KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13240 E., 2012/19900 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2011 tarih ve 2010/46-2011/181 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalılar hakkında Kütahya 4.İcra Müdürlüğü'nün 2009/5083 esas sayılı dosyası ile 30.05.2009 tanzim tarihli 10.112009 ödeme tarihli senedine istinaden takip başlatıldığını, davalı borçluların Kütahya İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/811 esas sayılı dosyası ile borca itiraz ettiklerini, itiraz sebebi olarak müvekkilin davalılara senet harici kısmi ödemelerine istinaden vermiş olduğu tahsil makbuzlarını gösterdiklerini fakat bu makbuzlara sonradan ilave yapılarak borçluları Gatsabil Ltd.
Şirketi ve ... olan 30.05.2009 tanzim tarih ve 10.11.2009 vadeli 25.000,00 TL miktarlı teminat senedine mahsuben yazısını ilave ettiklerini ancak müvekkilinde kalan dip nüshalar dikkate alındığında böyle bir ibarenin yazılmadığının görüleceğini ileri sürerek, 21.500,00 TL'nın ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Gatsabil Tic. Ltd. Şti. vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında akaryakıt alımı sözleşmesi yapıldığını, yapılan sözleşmenin teminatı olarak müvekkili şirketin 25.000,00 TL bedelli bonoyu davacıya verdiğini, davacı ile müvekkili arasında yapılan alışveriş neticesinde müvekkilinin ödemelerini yaptığını, yapılan ödemeler karşılığında makbuz aldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına kesinleşen İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında davacı vekili yapılan ödemenin senede mahsuben yapılmadığı hususunda herhangi bir savunmada bulunmadığı aksine makbuzlardaki ödemelerin senede mahsuben yapıldığının zımnen kabul edildiği, davacı vekiline ödemelerin senede mahsuben değil de başka bir alacak için ödendiği hususunda yazılı belgesi varsa dosyaya ibraz etmesi için mehil verildiği, bu konuda yazılı bir belge sunulmadığı,
her ne kadar tahsilat makbuzlarındaki senede mahsuben ibaresinin sonradan ilave edildiği bu nedenle davalı Gatsabil Şirketinin 21.500,00 TL ödeme yaptığının kabul edilemeyeceği iddia edilse de ispat külfetinin davacıda olduğu ve davacı şirketin ödemenin başka bir alacak için yapıldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ödeme makbuzları üzerindeki açıklamaların sonradan eklendiği iddiası ile alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların Kütahya İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2009/811 esas sayılı dosyası ile borca itiraz ettiklerini, itiraz sebebi olarak tahsilat makbuzlarını gösterdiklerini fakat bu makbuzlara sonradan ilave yapılarak borçluları Gatsabil Ltd. Şirketi ve ... olan 30.05.2009 tanzim tarih ve 10.11.2009 vadeli 25.000,00 TL miktarlı teminat senedine mahsuben yazısını ilave ettiklerini, icra hukuk mahkemesinde yapılan yargılama sırasında bu durumu fark edemediklerini ancak karardan sonra kendilerinde bulunan makbuz örnekleri ile kıyasladıklarında durumu anladıklarını bildirerek eldeki davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen bono gereğince alacaklı davacı tarafça borçlu davalı hakkında icra takibi başlatıldığı ve borçlunun elinde bulunan makbuzlara dayalı olarak icra hukuk mahkemesine başvuruda bulunarak menfi tespit talebinde bulunduğu dosya kapsamı ile çekişmesiz olup, uyuşmazlık, davacı tarafça icra hukuk mahkemesine davalı tarafça sunulan makbuzlara ilişkin bir diyeceklerinin olmadığı yönündeki beyanla bağlı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, davalı tarafça sunulan makbuzların üzerindeki yazıların sonradan doldurulduğunu ve bu durumu daha sonra fark ettiklerini bildirerek hata hükümlerine dayanmış olup, somut olayın özelliği itibari ile hatadan dönülmesi mümkündür. Nitekim davacı taraf da eldeki dava ile hatadan döndüğüne ilişkin irade açıklamasında bulunmuştur.
Bu itibarla mahkemece, icra hukuk mahkemesi tarafından verilen kararın eldeki dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm oluşturmayacağı da gözetilmek suretiyle, davacı iddiaları kapsamında, taraflar arasında makbuza konu ödemeler dışında başkaca hukuki ilişki olup olmadığını tespit maksadıyla, taraflarca dosyaya sunulan delil ve kayıtların incelenmesi suretiyle sonuca gidilmek gerekirken yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13240, K. 2012/19900, 5 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama