KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13387 E., 2012/19698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.06.2011 tarih ve 2010/191-2011/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait "W+Şekil", "W Retreat&SPA", "W Hotels", "W Hotels+Şekil", "W Hotels" ibareli, 16, 35, 36, 37 ve 43. sınıf mal ve hizmetleri içeren markalarının TPE nezdinde tescilli olduğunu, davalının 03.11.2008 tarihinde "W-KING" ibaresinin 37. ve 43. sınıf hizmetleri içeren mal ve hizmet sınıfında marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, davalı başvurusu hakkında tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2010/M-3999 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
başvurunun tescilinin müvekkilinin “W” esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı, ayrıca onların itibar ve ayırt edici karakterine de zarar vereceğini ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ile davalı şirket vekilleri, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde kapsamları gözetilerek işaret ve markanın bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, davacının markalarını W harfi ve çeşitli yan unsurlarla kullandığını, genel intiba olarak kapsamlarında yer alan ürünler itibariyle W ibareli markalar ile W-KİNG ibareli başvuru arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek bir benzerlik bulunmadığını, yalnızca W harfinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını ve davacıya bir hak sağlamayacağını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun W ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin 37 ve 43. sınıf hizmetler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işaretin W-KING ibaresinden oluştuğu, asıl ve ayırt edici unsurunun bir bütün olarak W kelimesinde olduğu,
zira başvurunun W tanıtım işaretini kullanan oteller için kral anlamını taşıyan KING ibaresi ile birlikte, anılan otellerin daha üst seviyede ve kalitede hizmet sunan yeni bir işletmesi olarak algılanmasına neden olduğu, dolayısıyla marka ve başvuru arasındaki KING ibaresinden doğan farklılığın görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, aksine yakınlaştırdığı, davacının markalarının 37 ve 43. sınıf hizmetleri içerdiği, bir markanın kullanılmamasının korunmamasını gerektirmediği, hizmetlerin aynı sektörde birlikte sunulması,
benzer ihtiyaçları gidermeleri, birbirleri yerine ikame edilebilme olanaklarının bulunması ve özellikle işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin iltibas kavramı içerisine dahil edilmesi karşısında davalı başvurusu ile davacı markalarının kapsamındaki hizmetlerin aynı tür sayılmalarının zorunlu bulunduğu,
normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki 37. ve 43. sınıf hizmet alımlarında aynı markayı taşıyan hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığı,
anılan hizmetlerle ilgili satın alma süresi içerisinde davacının W ibareli seri mahiyetteki markalarını taşıyan 37. ve 43. sınıf hizmetlerden satın almak isterken davalının "W-KING" işaretini taşıyan hizmetleri satın alma yönünde tercihte bulunabilecekleri, bir kısım alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduğunu algılayabilse bile marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, davalı başvurusunun davacı markalarının serisi içerisine sızmış bulunması ve her iki işaretin bütüncül olarak göz ve kulakta bıraktığı izin bu kabulü zorunlu kıldığı,
aksi yöndeki kurum kararlarının hukuka uygun bulunmadığı kanısına varıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne TPE YİDK'nın 2010/M-3999 sayılı kararının, başvuru kapsamındaki 37 ve 43. sınıf hizmetler bakımından iptaline, davalı adına tescilli 03.11.2008 gün ve 2008/63511 sayılı markanın 37 ve 43. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13387, K. 2012/19698, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama