KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/13913 E., 2012/20295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/06/2011 tarih ve 2009/423-2011/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı acente vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketinin yetkili acentesi olduğunu, müvekkili ile dava dışı ...’in tali acentelik konusunda anlaştıklarını, davalının onay vererek ...’e şifre verdiğini, müvekkili şirketin ...’nın getirdiği davalı şirket logolu boş poliçeleri düzenleyip doldurarak ...’ya teslim ettiğini, ancak poliçeler üzerinde müvekkilinin imzası olmadığını, bu poliçelerin sahte olduğu anlaşılınca davalının bu poliçeleri sistemine ileri tarihli girerek mağdurların zararlarını karşıladığını, davalı şirketin zararını ... yerine müvekkilinden tahsil etme yoluna giderek yedindeki müvekkiline ait paraya el koyduğunu ileri sürerek, 25.192,00 TL’nin iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı ...’in davacının tali acentesi olması yönünde onay ve izinlerinin olmadığını, söz konusu sahte poliçeler nedeniyle davacı şirketin oluşan zarardan acentelik sözleşmesi gereği mesul olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen davada acentelik sözleşmesi gereğince taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davalı acentenin 2.885,37 Euro borcunun tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, ...' in tali acente olduğuna ilişkin yazılı bir belge bulunmadığı, davacı acentenin ...’in tali acente olarak çalışması için taraflar arasındaki sözleşmede sayılan şartları yerine getirmediğinden kusurlu olduğu, davacının kendi adına çalıştığını kabul ettiği tali acenteyi kontrol ve denetleme sorumluluğunun bulunduğu,
davalı birleşen davada davacı ... şirketinin kendi prestij ve sigortalıların haklarını korumak amacıyla 3. şahıs ... tarafından düzenlenen sahte poliçeleri kayda alarak sigortalı hasarını karşılaması ve bunun doğrudan akdi ilişkisi bulunmayan kişi yerine akdi ilişkisi bulunan ve denetim sorumluluğunu yerine getirmemiş bulunan davacı acente şirketine rücu etmesinin doğru olduğu, davacının davalı ... şirketinden bir alacağının bulunmadığı, birleşen davada davacı AIG sigortanın borçlu acente hakkında başlattığı takibin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davada itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı acente vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı acente vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/13913, K. 2012/20295, 10 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama