KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/1785 E., 2012/8805 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.09.2010 tarih ve 2010/417-2010/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin hissedarı olduğu gayrimenkulün tereke hakimliğince satışı yaptırılarak bedelinin davalı bankaya yatırıldığını, 29.07.2004 tarihinde vadeli hesaba yatan terekenin taksimi sonucu müvekkillerinin murisine isabet eden bölümün 29.12.2004 tarihinde mahkeme talimatına istinaden şahsi hesaba aktarıldığını, ancak davalının bu aktarma işleminde parayı vadesiz hesaba alması nedeniyle ödeme yapılan 07.06.2005 tarihine kadar faiz tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle müvekkillerinin zararının oluştuğunu ileri sürerek, 24.000,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 31.05.2007 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 25.264,00 TL’ye çıkartmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin mahkemenin talimatlarına uygun hareket ettiğini, tereke parasının taksimi sonucu şahsi hesaba aktarım sonrasında vadeli hesap açılması yönünde hak sahibi tarafın müracaatı bulunmadığından paranın vadesiz hesaba alınması işleminin doğru olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, bankaların para alım satım işi ile uğraşan kurumlar olduğu, mahkemenin talep halinde bankaya hesap açılması ve paraya faiz uygulanması için yetki verebileceği, davalı bankanın mahkemenin talimatına rağmen bu sorumluluğu yerine getirmeyip davacılara ait yüksek montanlı parayı uzun süre faiz getirmeyen hesapta tutması ve bu paradan en az yıllık %60 faiz elde etmesinin davalı bankanın sorumluluğunu gerektirdiği,
davalı bankanın mahkemenin bu konuda talimat veremeyeceği yönündeki savunmasının MK’nun 2. maddesine aykırılık oluşturacağı, taraflar arasındaki ilişki ticari olmadığı için bankaya yatan paraya yasal faiz uygulanması gerektiği, davacıların talep edebileceği toplam alacağın 25.264,97 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara miras payları oranında ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacıların murisinin terekesine dahil davalı banka nezdindeki paranın vadesiz hesapta tutulması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin hissedarı olduğu gayrimenkulün tereke hakimliğince satışı yaptırılarak bedelinin davalı bankaya yatırıldığını, 29.07.2004 tarihinde vadeli hesaba yatan terekenin taksimi sonucu müvekkillerini murisine isabet eden bölümün 29.12.2004 tarihinde mahkeme talimatına istinaden şahsi hesaba aktarıldığını, ancak davalının bu aktarma işleminde parayı vadesiz hesaba alması nedeniyle ödemenin yapıldığı 07.06.2005 tarihine kadar faiz tahakkuk ettirilmemesi nedeniyle müvekkillerinin zararının oluştuğunu iddia etmiştir.
Şişli 3. İcra Müdürlüğü’nün 2002/1 satış dosyasında terekeye dahil olan taşınmaz 334.110.000.000.-TL’ye ihale edilmiştir. Şişli 3.İcra Müdürlüğü’nün 26/07/2004 tarihli yazısı ile satışı yapılan taşınmaza ait 334.110.000.000.-TL’nın mahkeme dosyası adına açılacak hesaba aktarılması istenmiştir. 29.07.2004 tarihli talimatıyla da ihalenin feshi davası açıldığından paylaşımın uzun süreceği gerekçesiyle paranın 1 aylık vadeli hesaba aktarılması istenmiştir.
Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin (Tereke Hakimliği) 30.12.2004 tarihli yazısı ile bankası nezdinde 1062544 nolu vadeli hesapta bulunan paradan mirasçılara ödeme yapılacağından 2062606 nolu vadesiz hesaba aktarılıp bu hesaptan ödemelerin yapılması ve dekontların gönderilmesi istenmiştir.
Yine Şişli 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 29.12.2004 tarihli yazısı ile taşınmaz mal satış bedeli olarak bankaya yatan paranın hissedar Manuşak Mezaduryan adına açılacak “şahıs hesabına” aktarılması, mahkeme hesabının kapatılması istenmiştir. Davalı banka da mahkemenin talimatı üzerine paranın vadesiz hesaba aktarıldığını, bu aşamadan sonra para üzerindeki tasarruf yetkisinin hak sahiplerine geçtiğini savunmuştu.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davalının dava konusu parayı faiz getirmeyen bir hesapta tutup, bu süre zarfında bu para ile kredi kullandırıp en az yıllık %60 faiz elde etmesinin davalı bankanın sorumluluğunu gerektirdiği, taraflar arasındaki ilişkinin ticari ilişki olması nedeniyle bankaya yatan paraya yasal faiz uygulanması gerektiği belirtilerek toplam 25.264,00 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davalı vekilinin itirazları dikkate alınarak, mahkemece gerektiğinde hesabın niteliği bakımından bankacılık alanında uzman bilirkişiden denetime uygun rapor alınıp, taraflar arasında başka bir faiz türü belirlenmediğine göre davalı banka nezdinde kalan paraya davacıların davalı bankaya başvuru tarihine kadar bu tür hesaplara uygulanan akdi faiz oranı üzerinden, daha sonra da 3095 sayılı Yasa’da düzenlenen temerrüt faizi hükümlerine göre hesap yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/1785, K. 2012/8805, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama