KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/296 E., 2012/7230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2010/144-2010/176 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının ürettiği “TABURE” ürünü için tasarım tescil başvurusunda bulunduğunu, ancak ürünün davalıdan daha önce kamuya sunulduğunu, tasarımın yeni ve özgün olmadığını ileri sürerek davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tasarım başvurusuna itiraz süresinin devam ettiğini, davacının öncelikle TPE nezdinde itiraz etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre hükümsüzlük istemine konu edilen davalı tarafın endüstriyel tasarım başvurusunu 02/12/2009 günü yapıldığı, 01/05/2010 günü endüstriyel tasarım resmi bültende sicile kayıt edildiği ve 6 aylık itiraz süresi içerisinde bulunduğu, itiraz süresinin son gününün 01/11/2010 günü olduğu, bu kapsamda henüz kesinleşmiş bir endüstriyel tasarım tescil belgesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazının incelenmesinde, mahkemece Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine 1.500,00 TL ücreti vekalete hükmetmek gerekirken 750,00 TL ücreti vekalete hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/296, K. 2012/7230, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama