KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4507 E., 2012/10874 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/10/2010 tarih ve 2009/179-2010/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, Ankara’da 1992 yılından itibaren LAVİTA Patisserie markası ile pasta, gıda üretimi ve ticareti ile pastanecilik, cafe ve catering gibi yiyecek ve içecek hizmetleri sunduğu, LAVİTA markasının da 09.08.2002 tarihinden itibaren tescilli bulunduğu,
İstanbul’da mukim, aynı emtia ve hizmeti sunan davalının LAVİTA ve LA VİTA şeklinde müvekkilinin tescilli markalarını izinsiz olarak kullandığını, internet ortamında oluşturduğu www.lavita.com alan adıyla davacı markalarına tecavüz ettiğini ileri sürerek LAVİTA ve LA VİTA ibarelerinin kullanılan yerlerden çıkarılmasını, silinmesini, www.lavita.com.tr alan adına erişimin engellenmesini, haksız rekabetin tespitini, marka hakkına tecavüzün engellenmesini, men’ini, 10.000 TL maddi, 7.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sahibi olduğu “paticceria la vita panetteria + şekil” markasını kullandığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalının dava konusu markaları, davacı markalarının tescilinden önceki bir tarihte markasal olarak kullanmadığı, La Vita olarak pastane işletmeciliği yaptığı, davacıya ait bir ismi alan adı olarak almasının bir kötüniyet ve haksız kazanç elde etme göstergesi olduğu, bu şekilde davacı markası ile davalı alan adının iltibas oluşturduğu ve davacıya karşı haksız rekabette bulunduğu,
davacı vekilinin lisans bedeline göre tazminat hesaplanmasını talep ettiğini, davalının 28.10.2005 tarihli Network Servisleri A.Ş. ile yapılan üye kuruluş sözleşmesinde unvanının yanı sıra Pasticerra LA VİTA ibarelerinin kullandığı, dava tarihi itibariyle davaya konu davalı eyleminin devam ettiği, izinsiz olarak davacıya ait ismin kullanılması suretiyle oluşan haksız eylemin manevi tazminatı da gerektirdiği gerekçesiyle davalının haksız rekabetinin ve tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, haksız rekabetin maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına,
davalının satışını yaptığı her türlü ürün ve iş evrakı üzerinde LAVİTA veya LA VİTA ibarelerinin çıkarılmasına ve silinmesine, mümkün olmaması halinde tümüyle imhasına, davalının www.lavita.com.tr isimli internet web sitesi içeriğinde her türlü görsel resim ve açıklamaların yayınlanan reklam ve açıklamaların çıkarılmasına, 4.000 TL manevi ve 27.238,24 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının uyuşmazlık konusu LAVİTA ibaresini tescilsiz marka olarak uzunca bir süredir kullanımına davacı tarafından sessiz kaldığına ilişkin savunmasınında kanıtlanamamış bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4507, K. 2012/10874, 25 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama