KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/472 E., 2012/7641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Torbalı Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2010 tarih ve 2009/890-2010/834 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka müşterisi olan Evin Seramik Ltd. Şti’nin hesabında bulunan 1.836,90 TL üzerine Torbalı 1. İcra Müdürlüğü’nün gönderdiği haciz yazısına istinaden 27.10.2006 tarihinde haciz şerhi işlendiğini, ancak 22.02.2008 tarihli icra dosyasına ödeme yapılması talebinin, haciz tarihinden itibaren 1 yıl geçmesi ve haciz düştükten sonra yapılması nedeniyle reddedildiğini, bu paranın da içinde toplam 16.830,51 TL’nin haciz bildirisi gönderen Gaziemir Vergi Dairesi’ne 14.01.2008 tarihinde ödendiğini ileri sürerek, müvekkili bankanın borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu icra dosyası üzerinden üçüncü kişi olan davacıya gönderilen haciz ihbarnamesi ile borçlu hesabındaki 1.836,90 TL üzerine haciz konulduğu halde bankanın parayı göndermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, icra dosyası üzerinden davalıya yazılan 18.10.2006 tarihli müzekkere ile borçlu Evin Seramik Ltd.
Şti. hesabında bulunan bir kısım alacaklarının üzerine haciz konulmasının ve paranın gönderilmesinin talep edildiği, davalının 27.10.2006 tarihli yazı ile borçlu şirkete ait hesaptaki 1.836,90 TL alacağa haciz şerhi işlendiğini bildirdiği, İcra Müdürlüğü’nün 22.02.2008 tarihli müzekkeresi ile paranın icra dosyasına gönderilmesinin istenildiği, davacı tarafından haczin düştüğü belirtilerek ödeme yapılmadığı, ancak haczedilen para için İİK’nun 106. maddesinde öngörülen 1 senelik satış isteme süresinin söz konusu olmadığı,
bu nedenle haczedilen paranın icra dosyasına gönderilmesi istenildiği halde haciz müzekkeresi gereğini yerine getirmeyerek haczedilen parayı başka bir alacaklıya ödeyen davacı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, borçlunun 3. kişilerdeki alacakları da taşınır hükmünde olup para ya da alacak haczine ilişkin işlemler kural olarak menkul mal hükümlerini düzenleyen maddelere göre yapılır. Bu bakımdan, 3. kişilerdeki alacağın İİK’nun 106/2. ve 110. maddeleri gereğince hacizden itibaren 1 yıllık süre içinde icra dosyasına celbinin istenmesi gerekir.
1 yıllık süresi içinde icra dosyasına istenmemesi halinde haciz düşmüş olacağından, mahkemenin uyuşmazlıkta İİK’nun 106. maddesinin uygulanmayacağına ilişkin gerekçesi yerinde bulunmamıştır.
Mahkemece, icra dairesinin haciz işleminden itibaren paranın icra dairesine gönderilmesini talep ettiği tarih itibarıyla 1 yıllık sürenin geçip geçmediğinin incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/472, K. 2012/7641, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama