KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5530 E., 2012/13355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.11.2010 tarih ve 2009/42-2010/168 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli olan “Çetinkaya” markasına davalının iltibas yaratacak şekilde tecavüz ettiğini, tecavüzün durdurulması için keşide edilen ihtarın sonuçsuz kaldığını, 07.12.2007 tarihli Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'nın arama ve tespit tutanağı ile davalının işyeri girişinin üstünde “Çetinkaya Market” isminin, müvekkilinin markasına benzer şekilde, mavi zemin üzerine beyaz yazı ile yazılı olduğunun belirlendiğini, satılan ürünlerin de aynı olduğunu, müvekkilinin markasının tanınmış bir marka olduğunu,
davalının eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek müvekkilinin markasına tecavüzün önlenmesine, davalının ticaret unvanındaki “Çetinkaya” ibaresini kullanmasının engellenmesine ve ticaret sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin kurucusunun Mustafa Çetinkaya olup, 1992 yılında gerçek kişi tacir olarak faaliyete başladığını, 07.05.2004 tarihinde limited şirkete dönüştüğünü "Çetinkaya Ticaret" isimli ticari işletme adını daha sonra unvan olarak kullandığını, davacının markasının tescili için yaptığı başvuru tarihinden önce, 14 senedir müvekkili şirketin bu marka ismini kullandığını, davacının ise bu süre içinde sessiz kalmakla hak kaybına uğradığını, davacı şirketin ticari unvanının çekirdek bölümünün "ÇGS Çetinkaya" olduğunu, öncelikle giyim konusunda iştigal ettiğini,
hangi tarihte gıda konusunda iştigal etmeye başladığının belirsiz olduğunu, her iki marka arasında iltibas yaratacak bir benzerliğin bulunmadığını, "ÇGS Çetinkaya" ile "Çetinkaya" adlarının, marka ve ticari unvan anlamında birbirinden farklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticaret unvanının 2004 yılında Ticaret Siciline tescil edildiğinden, tescil tarihinin, davacının markası için korumanın başladığı 2006 yılından önce olduğu, bu nedenle davacının, markasına dayanarak davalının ticaret unvanın terkinini isteyemeyeceği, davalının ticaret unvanını
markasal olarak kullandığı kabul edildiği takdirde ise, bu markasal kullanım 1992 yılında başlamış olduğundan, bu tarihin de davacının marka tescilinden önceye ait olup, dava tarihine kadar 15 yıldan fazla zaman geçtiği ve bu süre zarfında da davalının bu ibareyi kullanmasını engellemeye yönelik davacının başkaca bir faaliyetinin bulunmadığı tespit edildiğinden, davacı yönünden sessiz kalma yolu ile hak kaybının gerçekleştiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5530, K. 2012/13355, 14 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama