KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/690 E., 2012/7681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davadan dolayı Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/03/2010 gün ve 2008/524-2010/200 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı .... ..., ... vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde Ticari Tüm İşyeri Poliçesi ile sigortalı işyerinde bulunan emtia ve demirbaşın, apartmanın bodrum katındaki pis su borusunun bakım yetersizliği ve sair sebeplerle yerinden çıkması sonucu akan pis sular nedeniyle ıslanıp hasarlandığını, ekspertiz raporuna göre tespit edilen 11.838,61 TL maddi zararın 25.01.2006 tarihinde ödendiğini, tüm kat maliklerinin ortak yerde meydana gelen arıza nedeniyle sorumlu olduklarını ileri sürerek, ödenen meblağın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, sigortalı tarafından izinsiz olarak sığınak olan bodrumun kullanıldığını, yerinden çıktığı iddia edilen pis su borusunun tamamen sigortalının hakimiyetinde kaldığını, sigortalının kendi kusuru ile kendi malına zarar verdiğini, plan ve projesinde işyeri olmayan alanın sigortasının da olmayacağını, rücu için ödemenin yasal olması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı Myro Bilgisayar İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin kullanımında olan bodrum katının, apartmanın ortak kullandığı pis su borusunun bakım yetersizliği nedeniyle kırılması, yerinden çıkması sonucu hasar gördüğü, olayda dava dışı şirketin bir kusurunun bulunmadığı, boruların bakımının engellendiği hususunun da ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 11.838,61 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan arsa payları oranında tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, bir kısım davalılar temyiz etmiştir.
HUMK'nun 5219 ve 5236 sayılı Kanun ile değişik 427/2 nci madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.430.00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 2010 yılında verilen hükümler bakımından kesindir.
Somut olayda, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan ve her dava diğerinden bağımsız olduğundan, kesinlik sınırının toplama göre değil, her dava için ayrı ayrı ele alınması gerekmektedir. Davalılardan arsa payları oranında tahsiline karar verilen miktarlar, ayrı ayrı nazara alındığında, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, mümeyyiz davalıların, her biri bakımından temyiz isteminin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/690, K. 2012/7681, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama