KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6981 E., 2012/13688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/12/2010 tarih ve 2009/537-2010/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili ve davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 27.12.2008 tarihinde yapılan genel kurulunda azınlık iddialarının araştırılması yönünde özel denetçi atanmasına karar verildiğini, atanan özel denetçi raporunun 9.5.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında müzakere edilerek, sorumluluk davası açılması teklifinin reddedildiğini, %10 azlık pay sahibi ortakların muhalefet şerhlerinin tutanağa eklendiğini ileri sürerek, şirket zararının yöneticilerden sorumlulukları oranında tahsili ile şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Feri müdahiller, davanın amacının yönetim kurulu üyelerinin ve denetçilerin 2007 yılı hesap döneminde yapmış oldukları işlemler nedeni ile şirket zararının tazminine yönelik olduğunu, yöneticilerin şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürmüşlerdir.
Davalılar vekili, iddiaların yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın denetçi tarafından şirket adına yöneticiler hakkında açılan sorumluluk davası olduğu, davalı şirket merkezinin İzmir'de bulunması nedeni ile HUMK.un m.17. c.2.deki kesin yetki kuralına göre davaya bakmaya İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin yetki nedeni ile reddine, karar kesinleştiğinde ve süresi içinde başvuru olduğunda dosyanın yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, denetçiler tarafından şirket adına yöneticiler hakkında açılan sorumluluk davasıdır.
Her ne kadar mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 1086 Sayılı HUMK.un 17/2. maddesi hükmünde; şirket, cemiyet ve vakıflar ile ortaklar arasında çıkacak uyuşmazlıklarda tüzel kişiliğin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olduğu kesin yetki kuralı şeklinde belirtilmiş ise de, iş bu davanın şirket ile ortak arasında olmayıp, şirket ile yöneticileri arasında çıkmış bulunmasına,
bu nevi uyuşmazlıklarda ise, konuyu özel olarak düzenleyen mahkemenin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK.nın 309/3. maddesi hükmünün “tüzel kişiliğin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir” demek suretiyle davacı şirkete bir seçimlik hak tanımış bulunmasına, böylece davada kesin yetki kuralının olmamasına, davalılar tarafından süresinde usulünce yapılmış yetki itirazının bulunmamasına göre, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi`nde bu davanın açılmasında usule aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Mahkemece, işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6981, K. 2012/13688, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama