KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/794 E., 2012/8653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
534 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2010 tarih ve 2010/170-2010/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilinin taahhüdü altındaki Bolaman-Perşembe yol, köprü ve tünel inşaatı işi kapsamında çalışan işçilerin faaliyetleri esnasında meydana gelecek kazalar sebebiyle işverene terettüp ederek hukuki sorumluluk rizikolarına karşı üçüncü kişiler ve işveren mali sorumluluk dahil olmak üzere davalı şirketten All Risk Sigortası teminatı alındığını, işin yürütümü sırasında Fatih Yıldız adlı işçinin yaralanması nedeniyle mahkeme kararına dayanılarak anılan şahsa 150.289,89 YTL ödeme yapıldığını, davanın davalı ... şirketine 31.03.2004 tarihinde ihbar edildiğini,
davalı şirketçe poliçe ile verilen teminat nedeniyle sorumlu olduğu tazminat tutarının tahsili amacıyla aleyhine icra takibine girişildiğini, ancak davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ve % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, alacağın likit olmadığını, gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini, ödemenin gecikmesinde davacının kusurunun bulunduğunu ve faize faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, kesinleşen ilam kapsamında davalının poliçe ile verdiği 3. şahıs mali sorumluluk teminatına dahil zararı tazmin etmekle yükümlü olduğu, ancak, poliçedeki muafiyet tutarının tazminattan indirilmesi gerektiği, bu kapsamda ödenmesi gereken tazminat tutarının 11.113,07 YTL olduğu,
BK'nun 101.maddesi gereğince takip tarihinden önce temerrütün oluştuğu ve takip tarihine kadar 657,52 YTL faiz biriktiği, alacağın ilama dayalı olduğundan likit görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizce bozulmuş ,mahkemece bozmaya uyularak davalı ... şirketinin dava konusu poliçeye iştirak oranının 3/18 olmasına göre, meydana gelen zarar miktarı olan 11.113,07 TL'nın, 1.852,17 TL'sınden ve ayrıca bu tutarın ödeme tarihi olan 14.01.2005 tarihinden, takip tarihi olan 26.12.2005 tarihine kadar işlemiş faiz toplamı olan 363,31 TL'den de sorumlu olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
alacak hesaplanabilir olduğundan İİK.nun 67 maddesi uyarınca, % 40 oranında inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara,mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin 2 nolu bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, İnşaat All Risk Sigorta Poliçesinden kaynaklanan tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı aleyhine başlatılan icra takibinde, davalı tarafından sigortalı iş yerinde meydana gelen kaza sebebiyle yaralanan kişiye Ankara 3. İş Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile ödediği tazminat miktarının yanında yargılama giderlerini de talep etmiştir.
Mahkemece, sadece davacı tarafın yararlanan kişiye ödediği tazminat miktarı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, Dairemizin 10/12/2009 tarihli bozma ilamında davacının asıl alacak ve yargılama gideri olmak üzere yaptığı ödeme toplamının, davalının poliçe teminatı kapsamındaki sorumlu olduğu tutar olduğu belirtilmiştir.
Mahkemecede bozmaya uyulduğuna göre, sadece davacının ödediği tazminat miktarı değil, buna ilaveten davacının ödemiş olduğı yargılama giderlerininde teminat kapsamında olduğu dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/794, K. 2012/8653, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama