KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/835 E., 2012/7478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 05/10/2010 tarih ve 2009/412-2010/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıya ait iş makinesiyle yapılan kazı çalışması sırasında İSKİ’ye ait ana su borusunun patlatıldığını ve müvekkili şirkete sigortalı iş yerinin hasara uğradığını ileri sürerek, şimdilik (6.394) TL’nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla tazminat talebini (6.934) TL’na yükseltilmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hasara neden olan su borusunun müvekkilinin değil İSKİ’nin elemanları tarafından yapılan deplase çalışmaları sırasında vida yerine plastik bir malzemeyle sarılması sonucu patladığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,dava konusu hasarın davalı firmaya ait iş makinelerinin kazı çalışması yapmaları sonucunda meydana geldiği gerekçesiyle (6.934) TL üzerinden davanın kabulüne dair verilen karar dairemizce somut olayda davalı ... ortaklığın sorumlu bulunduğu kazı çalışmaları sonucunda, davacı şirkete sigortalı iş yerinde bulunan nohut, pirinç, fasulye, mercimek gibi emtiaların hasara uğradığı, mahkemece gerçek zarar miktarının tespiti konusunda inşaat mühendisi bir bilirkişinin görüşüne başvurulduğu, anılan bilirkişinin uzmanlık alanının, gerçek zararın miktarı konusunda görüş bildirmek için uygun olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak benimsenen uzman bilirkişi raporuna dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/835, K. 2012/7478, 9 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama