KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8712 E., 2012/15658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Seydişehir Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/03/2011 tarih ve 2010/463-2011/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Seydişehir Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak görev yaptığını ve maaşını davalı bankadan aldığını ancak bir süre önce davalı bankanın müvekkilinin maaşına bloke koyduğunu öğrendiğini, müvekkilinin maaşını alamadığı için zor duruma düştüğünü, maaşın tamamına bloke konulmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin maaşına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmadaki beyanlarında, davasını, Eylül 2010 tarihi itibariyle konulan blokenin kaldırılması ile banka tarafından haksız istirdat edilen paraların iadesine karar verilmesi olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında kredi sözleşmeleri düzenlendiğini, davacının borcunu ödememesi sebebiyle davacı hakkında icra takibi başlatıldığını, davacının sözleşme ekinde imzaladığı belgeler ile maaş hesabındaki alacağını müvekkili bankaya rehin ve temlik ettiğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı banka arasında bireysel tüketici kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşme taksitlerinin ödenmemesi durumunda maaşın tamamının rehin edileceği hususunun düzenlendiği ve bu sözleşmeye dayanılarak ile 05/11/2010 tarihinde maaş hesabına bloke konulduğu ancak bu işlemin dayanağı olan kredi sözleşmesinin Borçlar Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri ile İcra İflas Kanunun 83 ve 83/a maddelerine aykırı olup, önceden yapılan bu şekildeki sözleşmelerin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Dava, davacının maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı banka tarafından, davacı ile yapılan sözleşme gereğince davacının maaşı üzerine bloke konulup konulamayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacı vekili, müvekkilinin Seydişehir Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak görev yaptığını ve maaşını davalı bankadan aldığını, bir süre önce davalı bankanın müvekkilinin maaşına bloke koyduğunu öğrendiğini, müvekkilinin maaşını alamadığı için zor duruma düştüğünü, maaşın tamamına bloke konulmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yukarıda değinilen gerekçe ile davanın kabulü ile davalı banka tarafından davacının maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına karar verilmişse de İİK’nun 83 hükmü uyarınca davacının maaşının 1/4 lük kısmı üzerine haciz konulması mümkün olmakla,
taraflar arasında yapılan sözleşme de bu kapsamda değerlendirilerek, davacının maaşının 1/4 lük kısmı dışında kalan bölüm yönünden davanın kabulü cihetine gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8712, K. 2012/15658, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama