KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8828 E., 2012/15587 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2010/424-2010/640 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın 13.04.2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat ettiğini, murisin davalı şirkete hayat sigortası yaptırdığını, müvekkillerinin bu durumu davalı sigorta şirketi çalışanlarının telefon ile aramaları sonucunda öğrendiklerini, davalı tarafa tazminatın ödenmesi için gerekli başvuruların yapılmasına rağmen ödemelerin yapılmadığını, bu nedenle icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili;yetki itirazında bulunmuş, davacı tarafından murisin vefatı nedeniyle tazminat ödenebilmesi için gerekli belgelerin müvekkiline ibraz edilmediğini,dava ön şartının yerine getirilmediğini ve davanın esastan reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkilinin temerrüde düşürülmediğinden faiz talebinin de yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece,iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre;Sigorta poliçesinde ölüm halinde verilecek olan tazminat bedeli 30.000,00.-TL olarak belirlendiğinden, davacıların bu bedeli talep etme haklarının bulundu,TTK nun 1332/Son ve hayat sigortası genel şartlarının B 4 maddesi uyarınca sigortacı, masrafı hak sahiplerine ait olmak üzere tüm belgelerin verilmesinden sonra sözleşme hükümlerine göre ödenmesi gereken kesinleşmiş tazminatın 10 gün içinde hak sahiplerine öder şeklinde düzenleme mevcut olduğu,
bu düzenleme dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin ödeme emrini tebliğ aldığı 26.04.2010 tarihinden itibaren 10 gün içinde hak sahiplerine ödeme yapması gerektiği, sigorta şirketinin 07.05.2010 tarihinde temerrüte düştüğü,davacı tarafın işlemiş faiz talebi yerinde görülmeyerek, davalının Antalya 11. İcra Müdürlüğünün 2010/11346 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile 30.000,00.-TL asıl alacağın temerrüt tarihi olan 07.05.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ve değişiklikleri ve icra takip giderleri ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı tarafça ödenmesi gereken tazminat miktarı poliçe kapsamında belirlenmiş olup, alacak likit sayıldığından, davalı sigorta şirketi tarafından icra takibinde kesinleşmiş tazminat miktarı kabul edilerek, diğer kısımlar yönünden itirazda bulunabilecek iken, takibin tamamına itiraz edilmesi sebebiyle itirazında haksız olduğu gerekçesiyle, asıl alacağın %40'ına karşılık gelen 12.000,00-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8828, K. 2012/15587, 9 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama