KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/8926 E., 2012/15724 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Tatvan Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/12/2010 tarih ve 2008/137-2010/856 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar ile müvekkili banka arasında akdedilen genel ticari kredi sözleşmesi gereği davalı asıl borçlu ...'ye kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, kredi taahhütlerinin yerine getirilmemesi sebebi ile krediye bağlı hesabın kat edildiğine dair ihtarname keşide edilmesine rağmen davalıların borcu ödemediklerini ileri sürerek, 40.000,00 TL ana para, 20.086,35 TL faiz ve 1.004,32 TL BSMV olmak üzere toplam 61.090,67 TL'nın, asıl alacağa işleyecek cari kredi temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı bankadan böyle bir kredi kullanmadığını, banka çalışanı...'nun 10.01.2007 tarihinde intihar etmesi sonucu ortaya çıkan zimmet olayına bağlı olarak bu şahsın müvekkili adına 40.000,00 TL kredi kullandığının tespit edildiğini, ...'nun bıraktığı mektuplardan müvekkili adına kullanılan kredinin kendisi tarafından kullanıldığının kabul edildiğini, buna ilişkin adı geçen banka çalışanının ikrarını içerir CD kaydının bulunduğunu, daha sonra ilgili çalışanının müvekkiline krediden mahsup edilmek üzere 19.500,00 TL verdiğini, açılan kredinin usulüne uygun tahsis edilmediğini, BK'nın 55. maddesi gereği banka personeli...'nun sebep olduğu zarardan davacı bankanın sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, yargılamaya katılmamış, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; kredi çekilen dekont üzerindeki müşteri imzasının varlığının yapılan işlemin usulüne uygun olduğu sonucunu doğurmayacağı, dekont ve tediye fişlerindeki imzaların hile yoluyla alındığının anlaşıldığı, Savcılık soruşturma dosyaları ve banka müfettiş raporlarından, banka görevlisi ...'nun büyük çaplı usulsüz işlemler neticesinde zimmet fiilini işlediğinin sabit olduğu, görevlinin kasasında mudilere ait imzaları içeren boş tediye fişlerinin bulunduğu,
davacı bankanın görevlisinin müşteriler ile iyi ilişkilerine dayanarak açığa imzalı tediye fişlerini kullanmak suretiyle hesaplarda usulsüz işlemler yaptığı, davacı bankanın bir güven kurumu olması itibariyle çalıştırdığı yetkili kişilerin işlemlerinden sorumlu olduğu, davalı ... vekilinin duruşmadaki kısmi ikrarını içerir beyanı ile davalı tarafın kabulünde olduğu üzere banka çalışanının usulsüz işlemleri neticesinde kullandırılmış gözüken 40.000,00 TL ana paradan sadece 19.500,00 TL'nın davalı tarafa ödendiği, davalı taraftan ancak 19.500,00 TL ana para ile eklerinin istenebileceği gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, 19.500,00 TL ana para, 9.928,72 TL faiz, 496,44 TL BSMV olmak üzere toplam 29.925,16 TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, ana paraya 3095 Sayılı Kanunu'nun 2/2.maddesi gereğince dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/8926, K. 2012/15724, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama