KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9007 E., 2012/17274 K.·Mahkemesi : İzmir Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2012
Karar Metni
639 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2011 tarih ve 2009/33-2011/79 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, 2006 07330 numaralı, “Amortisörlü Kapı Menteşesi” buluş başlıklı faydalı model belgesinin sahibi olduğunu, anılan buluşun, Endüstriyel Tasarım Siciline de tescil edildiğini, davalı şirketin, bu ürünü başlangıçta müvekkilinden temin etmekte iken ürünü farklı yerlerde imal ettirmeye ve buralardan temin etmeye başladığını, davalı şirketin imalathanesinde mahkemece yapılan tespitte çok sayıda ürüne rastlanıldığını ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın toplatma kararının infazı ile bu ürünlere el konulduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 1.000,00 TL haksız kazancın, elde edildiği 20.11.2007 tarihinden itibaren işleyen ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili, dava konusu tasarımın ve aynı ürün için faydalı model belgesine bağlı ürünün, mutlak objektif yeniliğe ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, tasarımların gerçek hak sahibinin davacı olmadığını, dava konusu ürünün Avrupa'da üretildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, aynı mahkemenin 2009/48 Esas sırasında kayıtlı ve davaya konu tasarımın hükümsüzlüğü konulu davada, davacı adına kayıtlı 13.07.2007 tarihli tasarımın, zaten aynı davacıya ait faydalı model belgesinin tescil başvurusunda açıklanmış bir öğreti olduğu ve tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığından hükümsüzlüğünün tespitine ve sicilden terkinine karar verildiği, davacının, faydalı modelin geçerliliğini sürdürmesi için gerekli olan ücretleri, harçları yatırmaması ve verilen ek sürede de tamamlamaması nedeniyle belgenin artık geçerli olmadığı,
10.06.2009 tarihi itibariyle geçersiz kaldığı, geçersiz kalan faydalı model belgesine dayalı olarak bir koruma ve tazminat talep edilemeyeceği; artık geçersiz kalan faydalı model belgesinin hükümsüzlüğü konusunda davalı tarafından açılan 2009/47 Esas sayılı davada, davanın görülebilme koşulu olan dava tarihinde geçerli bir faydalı model bulunması koşulunun gerçekleşmediği, belgenin başvuru tarihi ile geçersizliğinin tespit edildiği 10.06.2009 tarihleri arasındaki dönem bakımından yasal tescil koşullarını taşımadığı, bu nedenle bir tazminatın da söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı adına tescilli endüstriyel tasarımın kesinleşmiş mahkeme kararına dayalı olarak hükümsüz kılındığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece davacı adına tescilli faydalı model belgesinin, süresinde yenileme ücretinin ödenmediği için hükümden düştüğü ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/48 Esas, 2010/75 Karar sayılı dava dosyasında da aynı gerekçeyle hükümsüz kılındığından bahisle davanın reddine karar verilmişse de, sözkonusu hükümden düşme sonucunu doğuran eylem tarihi 10.06.2009, eldeki davanın açılma tarihi ise daha önceki bir tarih olan 17.04.2009'dur.
Kural olarak her davanın açıldığı tarihteki hukuki duruma göre çözümlenmesi gerekir.
Her ne kadar 551 sayılı KHK'nin 166. maddesi delaletiyle aynı KHK'nun 131. maddesi hükmü uyarınca, bir patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde kararın sonuçlarını, geçmişe etkili şekilde doğurmakta ise de, somut uyuşmazlıkta, uyuşmazlık konusu faydalı model belgesinin süresinde yenilenmemesi nedeniyle, hükümden düşmesi sonucu doğmuş bulunup, 551 sayılı KHK'nun 165. maddesi uyarınca verilmiş bir hükümsüzlük kararı sözkonusu olmadığına göre, somut olaydaki faydalı model belgesinin hükümden düşmesi eyleminden dolayı geçmişe etkili sonuç doğuracağından bahsedilemez.
O halde, faydalı model ile ilgili uyuşmazlığın dava tarihindeki hukuki durum gözetilerek ve İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2009/47 Esas, 2010/89 Karar sayılı hükümsüzlük davasının sonucunun beklenip beklenmeyeceği tartışılmak suretiyle çözümü gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9007, K. 2012/17274, 2 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama