KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9277 E., 2012/16641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
962 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/03/2011 tarih ve 2010/107-2011/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket adına 35. sınıf hizmetlerde tescili istenen “KAYRAM” ibareli 2008/37388 sayılı marka başvurusuna müvekkil şirkete ait 2007/08070 sayılı “KAYRA WINE DINE”, 2007/9874 sayılı “KAYRA WINE ACADEMY”, 2007/29521 sayılı “KAYRA WINE CLUB”, 2007/24612 sayılı “KAYRA ŞARAP AKADEMİSİ”, 2008/34283 sayılı “KAYRA LEONA” ibareli markalar mesnet gösterilerek itiraz edildiğini, TPE Markalar Dairesi Başkanlığınca itirazın kısmen kabul/kısmen reddedildiğini, itirazın reddine dair karara karşı itirazlarının ise TPE YİDK’nın 23.03.2010 tarihli 2010-M-1109 sayılı kararı ile reddedildiğini,
müvekkil markaları ile itiraza konu marka arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalı başvurusunun tesciline karar verilen “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” için tescil edilmesi halinde davalı firmanın her türlü tabelasında, kataloglarında vs.
KAYRAM markasını kullanabileceğini ve bu durumda söz konusu marka altında yapılan işlerin müvekkil şirkete ait olduğu izlenimi doğacağını, bu durumun müvekkilin tanınmışlığını ve itibarını olumsuz yönde etkileyeceğini, davalının tescil talebinin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek.
TPE YİDK nun 23.03.2010 tarih ve 2010-M-1109 sayılı karının iptaline, davalı şirketin 2008/37388 sayılı “KAYRAM” ibareli marka tescil başvurusunun reddine, tescil edildi ise hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kararın doğru olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkil şirketin dava konusu marka başvurusunun davacı markasından esinlenilerek oluşturulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, “KAYRA” markasının ilk defa 07.05.2004 tarih ve 2004/12723 sayı ile müvekkil adına 25 ve 35. sınıflarda tescil edildiğini, davacının ise müvekkilden çok sonra 27.01.2005 tarihinde 33 ve 35. sınıflarda “KAYRA” markasını aldığını, öte yandan;
müvekkilin 3, 14, 18, 25 ve 26. sınıflarda tescilli 18.12.1995 tarihli 161418 sayılı “KYRA” ve 35. sınıfta tescilli 24.06.2008 tarihli 2008/37393 sayılı “KYRA” markalarının sahibi olduğunu, 35. sınıf için “KAYRA” markasını 2004 yılından itibaren “KYRA” markasını 2008 yılından itibaren kullanan müvekkil şirketin “KAYRAM” markası için davacıdan esinlendiği iddiasının mantıkla bağdaşmayacağını, davacının markalarının kapsadığı sınıflar incelendiğinde 35. sınıfın mağazacılık alt grubu bakımından tescili olmadığını, müvekkile ait 2004 tarihli markaya rağmen markasını tescil ettiren davacının kötüniyetli olduğunu,
tanınmışlık iddiasının da kabul edilemeyeceğini, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; dava konusu uyuşmazlığın çekişmeli 2008/37388 sayılı ibareli marka tescil başvurusunun, davacı şirket markaları karşısında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca reddi gerekip gerekmediği, dava konusu başvurunun 556 sayılı KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca red sebebi bulunuyor ise; çekişmeli hizmetler bakımından davalının önceki tarihli marka tescillerinden kaynaklanan müktesep hakkının bulunup bulunmadığı, hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının KAYRA ibareli markasının tanınmış marka olup olmadığı,
davalı başvurusunun tescili halinde davalının bu tanınmışlıktan yararlanması, davacı markasının ayırt edici karakterine ve itibarına zarar vermesi ihtimallerinin bulunup bulunmadığı, dava konusu başvurunun kötüniyetle yapılıp yapılmadığı, bu durumun davalı markasının hükümsüzlük sebebi olup olmadığı hususunda toplandığı, davacı adına tescilli KAYRA esas unsurlu seri markalar bulunduğu,
KAYRA ibaresinin sonuna tek harften ibaret bir iyelik eki getirilmesi ile elde edilen ve KAYRA ibaresine çok benzeyen KAYRAM ibaresinin, davacı markalarının koruma kapsamındaki mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mallar/hizmetler üzerinde kullanılması halinde iltibasa neden olmasının mümkün olduğu,
davalıya ait dava konusu 24/06/2008 tarih 2008/37388 sayılı KAYRAM+şekil ibareli marka başvurusunun ve emtia listesinin 35. sınıf müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, kataloglar ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) olduğu, davacıya ait markaların, çekişmeli hizmet grubunu doğrudan kapsamadığı, ancak davacı markasındaki “35. sınıf “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler” ile aynı/ aynı tür hizmetler olduğu,
dolayısıyla marka işaretleri benzer olduğu gibi emtia listelerindeki hizmetler de benzer olduğundan davalının önceki markalarından bağımsız olan yapılan değerlendirme sonucuna göre davacı markası ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK’nin 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunduğu, müktesep hak iddiası açısından yapılan değerlendirmede ise; çekişmeli hizmet grubunu davalının 2004-12723 sayılı KAYRA markasının kapsadığı,
her ne kadar davacı vekili davalının önceki markalarının emtia listesindeki 35. sınıf mağazacılık hizmetlerinin tekstil ürünleri ile ilgili olarak sınırlandırıldığını iddia etmekte ise de bu iddianın yasal bir dayanağı bulunmadığı, davalının, çekişmeli hizmetlerle ilgili olarak önceden tescilli KAYRA markasına sadece iyelik eki (-m) eklemek suretiyle yeni bir marka tescil ettirmek istediği, önceden tescilli markaya eklenen iyelik eki, dava konusu markanın öncekinden çok farklı bir marka olması sonucunu doğurmadığı gibi, seri marka intiba yarattığı ve kazanılmış hak kapsamında değerlendirilebilecek nitelikte olduğu,
dava konusu başvuru için davalının müktesep hakkı bulunduğu, tescilde davalının kötüniyetli olmadığı ve müktesep hak bulunduğundan 556 sayılı KHK.'nin 8/4. maddesinin uygulanamayacağı, TPE YİDK kararının isabetli olduğu, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali davasıdır.
Her ne kadar mahkemece davaya konu marka ile davacı markaları arasında 556 s. KHK.'nin 8/1-b anlamında benzerlik ve iltibas tehlikesi olduğu kabül edilerek davalının çekişmeli hizmetlerle ilgili olarak tescilde müktesep hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve bu red gerekçesi doğru değil ise de; davacı adına tescilli markaların kapsamında bulunan mal ve hizmetler ile davalı adına marka başvurusu yapılan davaya konu olan markanın kapsamındaki 35/08. sınıftaki hizmetler arasında 556 s. KHK.'nin 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunmamasına göre, bu gerekçeyle, sonucu itibariyle doğru olan hükmün HMUK 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9277, K. 2012/16641, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama