KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/9643 E., 2012/16651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/04/2011 tarih ve 2009/150-2011/64 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1973 yılında vefat eden merhum ...'in kızı ve yasal mirasçılarından biri olduğunu, ...'in bir çok eserin bestecisi ve söz yazarı olup ünlü bir gazelhan olduğunu, ölümü ile haklarının mirasçılarından biri olan ...'a intikal ettiğini, davalının ise NOSTALJİ GAZELLER adlı Cd' de müvekkilinin miras bırakanının bizzat seslendirdiği EY SİYAH GÖZLÜ KADIN adlı eserine yer verdiğini ancak müvekkilinden izin alınmadığını ileri sürerek FSEK 68. maddesi gereğince 500 TL telif tazminatının ve 10.000 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu anonim olduğunu, seslendirilen eserin müvekkiline devredildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, FSEK'in 3. maddesi anlamında bir musiki eseri olan ve anonim olmayan davacının miras yoluyla mali hak sahibi olduğu EY SİYAH GÖZLÜ KADIN adlı gazelin davalı tarafından izinsiz olarak NOSTALJİ GAZELLERİ adlı albümde kullanıldığı gerekçesi ile FSEK 68/1 maddesi gereğince 1.500 TL telif tazminatının ve takdiren 2500 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren Merkez Bankası kısa vadeli krediler avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline kararın ilanına, fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacının murisi Abdullah Mamaç 1973 tarihinde vefat etmiş olup, terekesi TMK'nun 640. maddesi uyarınca elbirliği halinde mülkiyet hükümlerine tabidir. Dosyada mevcut verasetnameye göre murisin davacı dışında başka mirasçıları da bulunmaktadır. TMK'nun 640/2. maddesi uyarınca murisin vefatı ile birlikte mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olduğundan bu maddede yazılı diğer haklar saklı kalmak üzere mirasçılar terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.
Her ne kadar, aynı maddenin 4. fıkrası uyarınca mirasçılardan herbiri terekedeki hakların korunmasını isteyebilir ve sağlanan bu korumadan mirasçılardan hepsi yararlanır ise de, mirasçılardan bir tanesi tarafından açılan davaya devam olunması için diğer mirasçıların da muvafakatinin alınması ya da terekeye TMK 640/3 gereğince mümessil tayin edilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda açıklanan dava koşulu yerine getirilmeksizin davanın sonuçlandırılıp FSEK 68 uyarınca davacının miras payı oranında tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. ...
Ayrıca, 5846 sayılı FSEK 70'e dayalı manevi tazminata ilişkin davada da mirasçı olan davacı bakımından aynı kanunun 19. maddesindeki koşulların tartışılmaması dahi isabetsiz olup kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Kabule göre de, davanın her iki taraf yönünden de kısmen kabulü halinde, mahkeme harçlar dışındaki yargılama giderlerini haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır (HUMK m.417/1 c.2). İki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HUMK m.417/1-c.2 hükmü, yargılama harçları için uygulanmaz. Çünkü davanın reddi hariç, harç daima davalıya yükletilir.
Harca zaten haksız çıkılan oranda hükmedileceği için, diğer giderler gibi kazanılan ve kaybedilen miktara göre tekrar bölüştürülemez ve reddedilen dava bölümü için ayrıca ret harcı verilemez (Baki Kuru , Hukuk Usulü Muhakemeleri, C.5, İstanbul 2001, s. 5334 ).
Mahkemece davacı tarafından peşin yatırılan harç ile ıslah harcının toplamdan düşülerek kalan miktarın davalıdan tahsiline yönelik hüküm kurulmasına ancak davacı tarafından ödenen harca yönelik bir hüküm kurmayarak bunun davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru bulunmamış hükmün bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Öte yandan, davacının talebinde ihlal tarihinden itibaren faiz istediğini belirtmesine rağmen mahkemece faize dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle de kabule göre davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3- Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/9643, K. 2012/16651, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama