KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15723 E., 2013/14665 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/04/2012 tarih ve 2010/377-2012/191 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete sigortalı bulunan dava dışı... Turizm Ltd. Şti.'ye ait işyeri önünde, davalıların bakım ve onarımından sorumlu oldukları kaldırım-yol-kanalizasyon çalışmaları esnasında 20.04.2010-21.04.2010 tarihleri arasında, binaya ait yağış indirme ve atık su borularının kırılması, kapatılması, kesilmesi ve şebekenin tıkanıp geri tepmesi, alt yapıda mevcut eksiklik ve aksaklıklar, muhtelif kaldırım taşı, malzeme düşürülmesi sonucu sızan sular neticesinde işyerinin hasara uğradığını, hasar nedeniyle tespit edilen 8.450,00 TL sigorta tazminatının dava dışı sigortalıya ödendiği, sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek belirtilen sigorta tazminatının rücuen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen ve davacı ... tarafından sigorta poliçesi kapsamında tazmin edilen zararın davalıların eylemlerinden kaynaklandığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri paket sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, zararın davalıların eyleminden kaynaklandığının ispat edilemediği, bir başka deyişle illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili dava dilekçesinde açıkça tanık deliline dayandığı halde, dava konusu sigortalı işyeri civarında olay tarihinde kazı-kaldırım çalışması yapılıp yapılmadığı yönünde tanık dinlenilmeden hüküm tesis edilmiştir. Oysa talep konusu maddi olayın meydana gelip gelmediği, gelmiş ise kimin tarafından ve nasıl meydana geldiğinin mahkemece, davacı tanıklarının da dinlenerek, zararın nasıl oluştuğunun her türlü şüpheden uzak, tam olarak belirlenip, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15723, K. 2013/14665, 11 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama