KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15831 E., 2013/14020 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
492 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/02/2012 tarih ve 2008/154-2012/27 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın, müvekkiline ait akreditif bedelini haksız olarak ödemekten imtina etmesi ve aleyhine açılan davada akreditif bedelini ödemesi yönünde hüküm kurulmasından sonra, bilahare İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davalı banka aleyhine oluşan munzam zararın tahsili için dava açıldığını, bu davada, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak,
davalı bankadan 100.000 Euro'nun tahsilinin talep edildiğini, İstanbul 3. Ticaret Mahkemesi'nce yapılan yargılamada munzam zararının 142.300 Euro olarak tespit edildiğini, taleple bağlılık ilkesi gereğince fazlaya ait talepler saklı tutularak müvekkili lehine sadece 100.000 Euro'nun tahsiline karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, İstanbul 3. Ticaret Mahkemesi'nin,
kararı yazılırken talep olmasına rağmen sehven faiz tahakkukunun unutulduğunu belirterek 42.233 Euro tutarındaki bakiye alacak ile İstanbul 3.Ticaret Mahkemesinin 2003/101 E. sayılı dosyası ile kesinleşen 142.300 Euro'nun o davanın tarihi olan 15/01/2003 tarihinden itibaren işleyen faizi sebebiyle şimdilik 5.000 Euro faiz alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, derdestlik, zamanaşımı, kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, davacının munzam zararının oluşmadığını, davacının İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/101 esas sayılı dosyası ile açmış olduğu davada davalılardan biri yönünden davadan feragat ettiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, derdestlik itirazının süresi içinde yapılmadığı, zamanaşımı ve kesin hükme yönelik davalı itirazlarının yerinde olmadığı, davacının davalıdan 04/12/2002 tarihi itibariyle somut ticari defter ve kayıtlarına göre talep edebileceği munzam zararın asgari 142.233 EURO tutarında bulunduğunun anlaşıldığı,
davacının fazlasını saklı tutarak açtığı 2003/101 esas sayılı dosyada 100.000 EURO talep etmiş olması nedeniyle dava sonucunda taleple bağlılık ilkesi gereğince bu tutar üzerinden hüküm kurulduğu ve verilen kararın kesinleştiği, davacının bakiye 42.233 EURO munzam zarar talep etme hakkının bulunduğu, davacının ilk davanın açıldığı, 15/01/2003 tarihinden itibaren bu dava tarihine kadar toplam 142.233 Euro munzam zarar alacağı için isteyebileceği faiz tutarının 48.237,17 Euro olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği 5.000 Euro işlemiş faiz talebinin hüküm altına alınacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar derdestlik itirazının cevap süresi içerisinde ileri sürülmediği mahkeme gerekçesinde belirtilmiş ise de, derdestlik itirazının süresi içinde ileri sürüldüğü, ancak itiraz sebebi olarak gösterilen icra takip dosyasının dava yönünden derdestlik sebebi olmadığının anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15831, K. 2013/14020, 2 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama