KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15836 E., 2013/13947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
700 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20.03.2012 tarih ve 2009/634-2012/142 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin davalının yurtdışına sattığı mermerlerini Kazakistan' a taşıdığını, ancak bu taşıma sözleşmesinden doğan ve bekleme ücretlerine ilişkin olan iki adet fatura bedelinin ödenmediğini, bu faturalara dayalı icra takibi yapıldığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini, ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını ve inkar tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiş, birleşen davada ise davalı olarak,
CMR 32. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, usulüne uygun ve süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, davacı emtiayı yurtdışındaki firmaya sattığına göre emtia üzerindeki hasar ve nefi alıcı yurtdışı şirketine ait olduğunu, bu nedenle davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, hasarın varlığı kabul edilse dahi bu hasarın sebebi gönderici tarafından usulüne uygun yüklenmemesi, istiflenmemesi ve ambajlanmaması olduğunu, CMR senedi üzerindeki kayda göre müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı vekili, davacı tarafındaki aralarındaki sözleşme gereği taşımaların tamamını yerine getirmediğini, taşımalar sırasında müvekkili firmaya ait mermerlerin kırıldığı ve kullanılamaz hale geldiğini, müvekkilinin yüklemeden kaynaklı bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada ise davacı vekili olarak, davalı tarafından müvekkiline ait emtianın yurtdışına taşınması sırasında hasara uğradığını, bunun üzerine müvekkili firmanın aynı ürünleri 2. bir defa ücret almaksızın müşterisine tedarik etmek zorunda kaldığını ve 2. taşıma giderlerini ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, 75.200 TL maddi zararının tazminini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen 20.01.2012 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, sözleşmeye konu taşıma işinde oluşan emtia hasarının yükleme, istifleme ve ambalaj hatasından kaynaklandığı ve yükleme, istifleme ve ambalajlama işinin gönderici konumunda bulunan davalı-karşı davacıya ait olduğu,
davacı-karşı davalı taşıyıcının gözetim görevinden kaynaklanan bir kusurunun bulunmadığı ve dolayısıyla davacı-karşı davalı tarafından taşıması yapılan emtia içinde beyan dışı malzemeler bulunması nedeniyle yurtdışında açılan soruşturmada yapılan ve avukat, gümrük ceza ücreti, dokümantasyon masrafları ve sorun yüzünden beklemeye giren araçların demoraj ücretlerinden doğan 8.572,00 USD'lik zarardan davalı-karşı davacı göndericinin sorumlu olduğu,
zararın yükleme, istifleme ve ambalaj hatasından kaynaklanması ve taşıyıcının gözetim görevinde bir ihmalinin olmaması nedeniyle davalı-karşı davacı göndericinin hasar gören malzeme bedeli ve yeniden yapılan nakliyeye ilişkin bedel ile ilgili olarak açtığı tazminat davasının yasal bir dayanağının bulunmadığı, ana davanın konusu olan alacak ile ilgili faturaların davalı kayıtlarına işlendiği ve itiraza uğramadan kesinleştiği taraf kayıtları incelenmek suretiyle düzenlenen ilk raporda belirlenmiş ise de;
takip konusu alacağın beyan dışı malzemeler ile ilgili yurtdışında açılan soruşturmada yapılan avukat, gümrük ceza ücreti, dokümantasyon masrafları ve sorun yüzünden beklemeye giren araçların demoraj ücretlerinden oluştuğu ve tazminat niteliği taşıdığı, tazminatın miktarı ve istenebilir olup olmadığı hususlarının ise yapılan yargılama sonucu belirlendiği ve alacağın bu haliyle likit nitelikte bulunmadığı,
gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalı-karşı davacı borçlunun Antalya 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/16507 esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline, takibin 13.278,03 TL alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz uygulanmak suretiyle devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine, tazminat istemli 2009/711 esas sayılı birleşen davanın reddine, karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, bekleme ücreti faturalarının asıl davanın davalısı bulunan davalı defterlerinde kayıtlı olmasına göre, davalı/birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davalı taşıyıcının Kazakistan'da yaptırdığı ekspertiz tesbitinde taşımaya konu mermerlerin hasarlanma nedeni yükleme, istif ve ambalaj hatası olarak belirtilmiştir. Bu durumda ve Dairemiz'in yerleşmiş içtihatları uyarınca taşıyıcının yüklemede nezaret görevinin bulunması nedeni ile yükleme ve istif hususunda birleşen davanın davacısı göndereni uyarmayan taşıyıcının olayda müterafik kusuru olduğu kabul edilip bu oranın bilirkişi marifeti ile tespiti ile neticesine göre karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15836, K. 2013/13947, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama