KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15849 E., 2013/14461 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09.02.2012 tarih ve 2009/324-2012/58 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri (Davacı ... vekili katılma yoluyla) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı ... vekili, taraflar arasında yapılan sözleşme ile davalının dava dışı Osman Kali'nin %0,29, ...'ın %1,14, ...'nın %0,10, ...n %0,38 olan ....'deki hisselerinin davacıya devrini sağlamayı üstlendiğini, ...'ın hisse devrinin sağlandığını ancak diğer hisselerin devri sağlanamadığından hisse devir karşılığında davalıya verilen bonoların bedelsiz hale geldiğini ileri sürerek müvekkilinin 15.07.2009 vadeli 100.000,00 TL, 15.08.2009 vadeli 80.000,00 TL, 15.09.2009 vadeli 64.000,00 TL bedelli 3 adet bono için borçlu olmadığının tespitini, bonoların iptalini, davalıdan %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen dosyada davacı ... vekili, asıl davadaki iddialarını tekrar ederek sözü geçen 3 adet bononun iptalini, davalıdan %40'tan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, toplam bono miktarının 444.000,00 TL, dava konusu devri kararlaştırılan pay toplamının 1,71 olduğundan bir payın 2.596,50 TL'ye tekabül ettiğini, buna göre ... payı karşılığının 296.001,00 TL olduğunu, dava dilekçesinde ...'ın pay devrinin yapıldığının kabul edildiğini, ... ve Osman Kali'nin sözleşme sonrası paylarını devretmek için yurtdışından geldiğini, ancak davacının il dışında olması sebebiyle pay devrinin yapılamadığını, istenildiği an bu kişilerin pay devrine muvafakatlarını vermelerinin sağlanıp, yönetim kurulu kararı ile payların devredilebileceğini,
...n da devir için şirkete başvurmasına rağmen davacının bu hususu işleme koymadığını, anlatılanlar karşısında ...n hisselerine karşılık gelen 98.666,62 TL'nin ve ...'ın hisselerinin karşılığı 296.001,00 TL'den 200.000 TL'lik senetler haricinde kalan 96.001,00 TLnin toplamı 194.667,62 TL tutarındaki bölümle ilgili istemin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Ashaş A.Ş, ARTI-M şirketleri,... ve ... tarafından düzenlenen ikinci sözleşmenin 4/d maddesinde dava konusu olan 31.07.2008 tarihli sözleşmeye değinilerek, bu sözleşmeyle davacının, davalı ... ve ...e ASHAŞ hisselerinin satış bedeli için verdiği, ASHAŞ’ın da kefil olduğu 7.773.397,00 TL tutarındaki 8 adet bononun bedelsiz kaldığının kabul edildiği, 31.07.2008 tarihli sözleşmenin asıl konusu olan taraflar arasındaki hisse devrinin ve asıl konuya ek olarak devri taahhüt edilen küçük hisselerin de devri hususunun konusuz kaldığı,
Türk Ticaret Kanununda anonim şirket çıplak paylarının devri için özel bir usul belirlenmediği, payın devrinin Borçlar Kanununun 162 ve devamı maddeleri uyarınca alacağın temliki usulüne tabi olduğu, davalının, ..., ... ve...'a ait ASHAŞ hisselerinin devrini sağlamayı taahhüt ettiği sözleşmenin Borçlar Kanunu'nun 110. maddesi çerçevesinde "başkasının edimini taahhüt" sözleşmesi niteliğinde olduğu, davacı ile pay sahibi dava dışı şahıslar arasında hisse devri sözleşmesi imzalanmadığına göre bu nedenle düzenlenmiş olan bonoların da (sözleşmeye uymayan taraf davacı olsa bile,
sözleşme yapmaya zorlanamayacağından) bedelsiz kaldığı gerekçesiyle birleşen ve birleştirilen davanın kabulüne, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri (Davacı ... vekili katılma yoluyla) temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı, Temmuz 2008 tarihli sözleşme ile dava dışı ...... ..., ...n ...'deki hisselerinin davacı ...'a devrinin sağlanmasını taahhüt etmiştir. Dosyada mübrez 31.07.2008 tarihli belgede dava dışı ...n sözleşmeye konu %0,38 nispetinde olan şirket hisselerini davacıya devrettiğini beyan ettiği anlaşılmakta olup alacağın temliki hükümlerine tabi olan anonim şirket hisse devri nedeniyle bu beyan geçerli ise de, anılan devri sağlayanın davalı olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca... hissesi yönünden davalının edimini yerine getirip getirmediği tartışılmadan davanın kabulü doğru olmamış, dava konusu %0,38 hisse yönünden kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca davalı vekili, ... hisselerinin devri bedelinin, düzenlenen bonolardan 296.001,00 TL'ye tekabül ettiğini, bu miktar yönünden edimin yerine getirildiğini savunmuştur. Taraflar arasında devrinin sağlandığı hususunda uyuşmazlık bulunmayan ... hisselerinin karşılığı olan miktar tüm sözleşme uyarınca düzenlenen bono bedellerinden net olarak belirlenmeden ... hisselerinin devri bedelinin, davacının beyanı doğrultusunda 200.000,00 TL olarak değerlendirilip kalan kısım için menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15849, K. 2013/14461, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama