KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15861 E., 2013/13890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- SULH HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/07/2012 tarih ve 2010/1568-2012/788 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı borçluya kendi aracı ile taşıma hizmeti verdiğini, 01/01/2010 tarihinde taraflar arasında davalının hazırladığı bir mutabakatname ile davacının 4.888 TL bakiye alacağı olduğu hususunda anlaşmalarına rağmen davacının alacağını tahsil etmediğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 40 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin cari hesap mutabakat belgesinden sonra 09.03.2010 tarihinde 3.750 TL ve 05.04.2010 tarihinde 3.450 TL olmak üzere toplam 7.200 TL ödeme yaptığını, taraflar arasındaki iş ilişkisi devam eden bir ilişki olduğundan bu ödemelerin 4.888 TL'nın öncelikli alacak olan cari hesap mutabakat belgesindeki borca yönelik olup bakiye fazla ödemenin de sonradan tanzim edilen faturalara ve özellikle ve öncelikle yine icra takibine konu olan 27.02.2010 tarihli faturaya yönelik olduğunu, davacıya olan borcun tamamının ödendiğini savunarak, davanın reddini ve davalı aleyhine % 40 kötüniyet tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, adli tıp raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında 01/01/2010 tarihli bir mutakabatname düzenlendiği, yine taraflar arasında düzenlenen 05/04/2010 tarihli ve 09/03/2010 tarihli tediye makbuzları ile davacı tarafından davalı firma cari hesabına mahsuben toplam 7.200 TL tahsil edildiği, her ne kadar davacı tarafından bu makbuzlardaki 3 rakamlarının sonradan eklendiği iddia edilmiş ise de, bu rakamların bulundukları yere sonradan ilave edildiklerini gösterir nitelikte bulgu saptanmadığının adli tıp raporuyla belirlendiği,
yine davacı tarafından bu belgeler altındaki imzaların kendisine ait olduğu da kabul edildiğinden yazılı bir belgenin aksi ancak yazılı bir belge ile ispat edilebileceğinden ve davacı tarafından da bunun aksini kanıtlayacak yazılı bir belge dosyaya sunulmadığından davalının, davacıyla aralarındaki hukuki ilişki nedeniyle herhangi bir borcu bulunmadığı ve yine bu ticari ilişkiden doğan borçlarını ödediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip konusu asıl alacağın %40'ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ispat külfeti kendisinde bulunan davalı tarafça takip konusu borcun ödendiğinin kanıtlanmış olmasına, davacı tarafça ödeme makbuzlarının sahtecilik suretiyle düzenlendiği iddia edildiğinden ve bu haliyle de davalı yetkililerinin cezai sorumluluğu söz konusu olacağından davacıya yemin hakkının hatırlatılmasının mümkün bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15861, K. 2013/13890, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama