KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/15974 E., 2013/13875 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2008 tarih ve 2008/6-2008/154 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, görsel, fonetik ve işitsel olarak müvekkilinin tanınmışlık vasfı taşıyan, Şekil+ETİ FORM, FORMDAKAL, FORMPUAN, FORMBALL, FORM YE FORMDA KAL ibareli, tescilli markalarına iltibas ve tecavüz oluşturan, ayrıca onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacak ve itibarını zedeleyecek olan ve müvekkilinin ETİ FORM sözcüğünü de içeren tasarımlarının aynısı olan davalıya ait ERGOFORM ibareli 10/1-10,
17/1-4 ve 20/1-24. sınıflarda bulunan malları içeren marka tescil başvurusunun ilânı üzerine iltibas ve tanınmışlık ile tasarım hakkına tecavüz vakıasına dayalı olarak başvurunun reddi arzusunu içeren itirazlarının önce markalar dairesi ve nihaî olarak da YİDK tarafından 2007/M-6722 sayılı kararla reddedildiğini ileri sürerek kurum kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili kurum tarafından yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olmadığını, davacının markaları ile davalı başvurusundaki işaretin karıştırmaya sebebiyet verebilecek seviyede aynı veya benzer olmadığını, davacının tasarımlarına da tecavüz oluşturmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı başvurusunun kapsamında bulunan 10/1-10, 17/1-4 ve 20/1-24. ürünlerin, davacının markalarının kapsamında bulunmaması, ayrı sektör ve işyerlerinde satılması, benzer alıcı çevresine hitap etmemeleri, aynı ve benzer ihtiyaçları gidermemeleri, birbiriyle rekabet etme ve birinin diğerini tamamlama işlevlerinin bulunmaması, dağıtım kanallarının farklı bulunması gibi kriterler nazara alındığında aynı tür olarak nitelendirilmelerinin imkansız bulunduğu,
davacı başvurusunun konusu olan ERGOFORM ibareli işaret ile davacının markaları arasında genel görünüm, anlam, okunuş ve biçim itibariyle kapsamlarında yer alan ürünler itibariyle karıştırmaya sebebiyet verebilecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, bu sebeplerle davacının 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağının olmadığı, ayrıca davacının 556 sayılı KHK’nin 8/4. maddesi uyarınca da davalı başvurusunun tescilini engelleme olanağının bulunmadığı,
tescilli bir tasarım korumasında, korumanın esasen marka hakkı sağmayan ve bir bütün olarak korunmaya dahil olan ve esasen marka hakkı sağlamayan bir sözcüğe inhisar ettirilerek tayin olunamayacağı, bu nedenle davalı marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin, davacının tasarımının belirgin biçimde benzeri olduğunun söylenmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/15974, K. 2013/13875, 1 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama