KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16062 E., 2013/14451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2012/43-2012/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 88636, 2000/19314, 78499, 129465, 176592 ve 2005/12230 kod numaralı ve “DİDO” ibareli tanımış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “DİDO” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduğunu, yapılan itirazların kurulca reddedildiğini, oysa davalı başvurusunun müvekkili tescilli markalarıyla bire bir aynı olduğunu, davalı başvurusunun müvekkili tanınmışlığından faydalanma amacını taşıdığını, taraf markaları farklı mal ve hizmetleri kapsasalar dahi,
müvekkili markalarının tanınmış olması nedeniyle davalı başvurusunun tescil engeli bulunduğunu ileri sürerek TPE YİDK kararının iptali ve tescili halinde 2006/52455 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili tarafından tescili talep edilen “dido” ibaresinin davacının iddialarının aksine, davacıya ait markalardan farklı olduğunu, davacının "Dido" markasının tek başına ayırt ediciliğinin bulunmadığını, sadece çikolatalı gofrette tanınmış olduğunu, kaldı ki, bir kısım hizmetlerin davacı itirazı üzerine kurumca başvurudan çıkartıldığını, kalan hizmetlerin karışması ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacı markasının tanınmışlık seviyesi yüksek ve özgün bir ibare olduğu, bu marka ile karşılaşan tüketicinin ilişkili bir sektörde kullanılsa dahi davacının “DİDO” markasını hatırlaması ve bağlantı kurmasının kaçınılmaz olduğu, davacının "dido" markasının tanınmışlığından faydalanılacağı, özellikle 43/02, 03 sınıf ve alt gruplardaki konaklama ve gündüz bakım hizmetleri yönünden, haksız rekabet ve kazanç nedeni olacağı, 43/04 "hayvan bakım evleri hizmetleri" için ise davacı tanınmışlığın zedelenmesi sonucunu doğurabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16062, K. 2013/14451, 8 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama