KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/16620 E., 2013/14565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2013
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
538 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/04/2012 tarih ve 2007/445-2012/127 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından emtea nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan cam emtiasının, davalı tarafından gemi ile Amerika Birleşik Devletleri'nden Türkiye'ye taşındığını, sağlam halde teslim edilen emtianın tahliyesi sırasında tamamen hasarlandığının tespit edildiğini, hasar bedelinin müvekkilince sigorta ettirene ödendiğini ileri sürerek, 15.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu emtianın yüklemesinin gönderen tarafından yapıldığını, taşınan emtianın teknik özelliklerinin müvekkilince bilinmesinin söz konusu olmadığını, hasarın süresi içinde ihbar edilmediği gibi istenilen tazminatın da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyanın mal üzerindeki muhafaza ve koruma tedbirlerini gereği gibi almadığı, konişmentoda malın bozuk olduğuna dair herhangi bir çekince bulunmadığı, konteynerdeki "yükleyen istifledi, saydı ve yükledi" kaydının yerleştirilen malın konteyner içindeki yerleştirilmesi, sayımı ve yükleme işlemine ilişkin olduğu, bu kaydın, malın konteyner içinde gemide taşınması, muhafazası ve korunmasına ilişkin tedbirlere ilişkin bir kayıt olarak kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, taşıyanın sorumluluğunun TTK'nın 1061. maddesi ve Brüksel Konvansiyonu uyarınca doğduğu, yükleyenin müterafik kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 15.000 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, davacı tarafından nakliyat emtea sigorta poliçesi ile sigortalanan emtianın, yurt dışından Türkiye'ye deniz yoluyla taşındığı sırada hasara uğradığı iddiasına dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan 17.04.2009 tarihli ilk bilirkişi raporunda davalı taşıyıcı ile gönderenin müterafik kusurlu oldukları açıklanmış, itiraz üzerine alınan 12.05.2010 tarihli ikinci bilirkişi raporunda da aynı kanaat tekrar edilmiştir.
İkinci bilirkişi kurulunun raporunu sunmasından sonra mahkemece, ilk raporda müterafik kusurdan söz edildiği halde herhangi bir oran belirtilmediği, ayrıca zarar miktarı konusunda da açıklama yapılmadığı gerekçesiyle ilk raporu sunan heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
İlk raporu sunan bilirkişi heyetinin 03.01.2011 tarihli ek raporlarında, kök rapor ile çelişecek biçimde ve gerekçesi denetime elverişli olarak açıklanmaksızın davalının zararın tamamından sorumlu olduğunun bildirilmesi üzerine bu defa mahkemece çelişkinin giderilmesi için 3. bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, ancak bu heyetçe hazırlanan raporda da alınan ilk iki raporun aksine davalının zararın tamamından sorumlu olduğu ve yükleyenin müterafik kusurunun bulunmadığı açıklanmıştır.
Bu durumda, mahkemece davalı taşıyıcının kusurlu bulunup bulunmadığı konusunda alınan raporlar arasında çelişki doğduğu gözetilerek, içinde deniz taşımalarında uzman bir kişinin de bulunacağı yeni bir bilirkişi heyetinden davaya konu emtianın hasara uğramasında, davalı taşıyıcının kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda denetime elverişli ve önceki raporları değerlendirerek çelişkiyi giderecek biçimde bir rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelemesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/16620, K. 2013/14565, 10 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama