KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17108 E., 2013/15543 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 1. ANADOLU FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk (Kartal Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk) Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2010/103-2012/145 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin kurulduğu 1998 yılından bu yana "bereket" markası ile hazır döner üretimi ve satışı alanında yoğun olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilerinin 1989 yılına kadar uzanan bu yoğun kullanımı sonucu "bereket" markasını kalite ve güven sembolü haline getirdiklerini, "bereket" ve "özde bereket" markasını TPE nezdinde muhtelif tescil kayıtları ile koruma altına aldıklarını, davalı adına tescilli 03/03/2010 tarih 2008 32003 sayılı "YEDİBÖLGE BEREKETİ" ibareli markanın ise, mal ve hizmetin menşeini gösterme fonksiyonu, aynı zamanda garanti ve reklam fonksiyonu ile ilgili olduğunu,
dolayısıyla işaretler ve bu işaretler kapsamında üretilen emtialar arasındaki benzerliğin iltibas tehlikesi içinde değerlendirilmesi gerektiğini, bu açıdan müvekkile ait marka ile iltibas yaratan davalı tarafa ait 03/03/2010 tescil tarihli 2008/32003 sayılı "YEDİBÖLGE BEREKETİ" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin "YEDİBÖLGE BEREKETİ" markasının 03/03/2010 tarihinde 2008/32003 numara ile tescil edildiğini, bereket sözcüğünün tarımsal faaliyetlerde yaygın olarak kullanıldığını, müvekkili şirketin faaliyet konusunun tarım ürünleri olması ve ülkenin yedi bölgeden oluşması dikkate alınarak "YEDİBÖLGE BEREKETİ" markasının, birisi birleşik olmak üzere iki sözcükten oluşup bir bütün olarak ayırt ediciliğinin bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, markaların okunuşları ve kulakta kalan tınısı, yazılış ve genel görünüşlerinin benzer olmadığı, bu bakımdan halk tarafından istenilen mal veya hizmet yerine karıştırılarak başka mal ve hizmetin alınması tehlikesinin olmadığı, bu durumda taraf markaları arasında iltibasın olmadığı, markalar karşılaştırıldığında tüketici bakımından yeterli özgünlüğe sahip oldukları gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17108, K. 2013/15543, 12 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama