KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17646 E., 2013/15698 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
474 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.06.2012 tarih ve 2011/184-2012/125 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin FİT ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 10.03.2000/4524 sayılı ve FİT ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri içeren 14.06.2007/32835 sayılı markaların sahibi olduğunu, davalının 04.12.2009 tarihinde "FİTMİSİN" ibare ve biçimli, 30. sınıf ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, iltibas vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2011/M-3203 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, tescilli markalarla başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının tespitinde işaret ve markanın bütünsel olarak analiz edilmeleri gerektiğini, FİT ibaresinin gıda sektöründe yer alan mallar bakımından diyet amaçlı zindeliği koruyan ve yüksek kalori içermeyen ürünleri tanıtmak amaçlı kullanıldığını, başvuru konusu işarette de bu şekilde kullanıldığını, ortalama düzeydeki tüketicilerin davacı markalarıyla başvuru konusu işareti karıştırmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca davacının markalarının asıl ve ayırt edici unsurunun FİT ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin 29, 30 ve 32. sınıf ürünler bakımından derhâl ve doğrudan doğruya ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir hâlini belirtmediğinden somut ve soyut olarak ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı başvurusunun konusu olan işarette FİT ibaresinin asıl ve ayırt edici unsurlardan biri konumunda olduğu, başvuru kapsamında yer alan 30.sınıf ürünlerin tamamının davacı markalarının kapsamında yer aldığı, dolayısıyla ürünlerin aynı tür olduğu,
normal düzeyde bilgilendirilmiş, makûl ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve ortalama düzeydeki alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı,
anılan ürünlerle ilgili satın alma süresi içersinde davacının FİT ibareli markasını taşıyan ürünlerden satın almak isterken davalının "FİTMİSİN" işaretini taşıyan ürünleri satın alma yönünden tercihte bulunabilecekleri gerekçesiyle TPE YİDK'nın 2011/M-3203 sayılı kararının iptaline, davalı başvurusu marka olarak tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davalı kurum TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17646, K. 2013/15698, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama