KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17795 E., 2013/15820 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/09/2012 tarih ve 2011/417-2012/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK.nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilileri tarafından davalı aleyhine açılan 2007/23 E. 2009/266 K. sayılı marka hükümsüzlüğü davasında davalının, müvekkiline ait 2003-2004 yılları kataloglarının sahte olduğunu savunduğunu, bu dosyada davalarının reddedilerek kesinleştiğini, ancak yine davalı tarafından müvekkili aleyhine OHİM nezdinde yapılan itirazda ve Kartal Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesindeki davada anılan katalogların orjinal olduğunun ikrar edildiğini, katalogların OHİM'de delil olarak sunulduğunu, yargılamanın iadesine konu dosyada katalogların gerçek olduğunu hile ile gizlediğini,
böylelikle yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğunu ileri sürerek 2007/23 E. 2009/266 K. sayılı dosyada yargılamanın iadesini, davalı adına tescilli "Totem By Korle" ibareli markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddiasının dinlenebilmesi için katalogların savunmaları doğrultusunda gerçek dışı olduğunun mahkemece kabul edilmesi gerektiğini, ancak mahkemenin red gerekçesinde katalogun sahte olduğuna işaaret edilmediği gibi davacının sunmuş olduğu belgelerin dikkate alınarak "kullanıma ilişkin sunulan katalogların yabancı dilde basılan ve yabancı ülkelerde yapılan pazarlamaya ilişkin olduklarının, Türkiye'de KHK'nın 8/3 maddesine dayanan bir itiraz hakkının bulunmadığının" kabul edildiğini, diğer yandan müvekkilinin ne OHİM ne de başka bir merciide davacı kataloglarının gerçek olduğunu beyan etmediğini, ancak davacı tasarımlarının yenilik niteliğini taşımadığını ifade etmek istediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; yapılan yargılama sırasında davacılar vekilinin önceye dayalı hak sahibi olduğunu kanıtlamak üzere dosyaya sunduğu deliller arasında "katalogların" da bulunduğu, mahkemece katalogların delil olarak kabul edildiği, ancak “yabancı dilde basılan ve yabancı ülkelerde yapılan pazarlamaya ilişkin oldukları, davacıların İngiltere'de oturmaları ve orada ürünlerini pazarlamaları" gerekçesiyle davacı taraf iddialarını kanıtlamaya yarayan bir delil olarak değerlendirilmediğinin anlaşıldığı,
bu davada davacı yanın iddia ettiği gibi, davalı tarafın inkarı sebebiyle "katalogların” delil olarak kabul edilmediği ve bu yüzden davanın reddine karar verildiği hususunun doğru olmadığı, davalı tarafın "hükme tesir eden" bir hilesinin bulunmadığı, ayrıca, davalının OHIM'deki marka başvurusuna itiraz sebebiyle sunduğu savunmasının davacılar vekiline 24.05.2011 tarihinde tebliğ olunduğu, oysa eldeki davanın ise 17.12.2011 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, 3 aylık hak düşürücü sürenin dolduğu,
aynı olgunun sonradan bir kez de Kartal Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2010/492 E. sayılı dosyasında söylenmesinin sonuca etkili olarak görülemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17795, K. 2013/15820, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama