KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2012/17994 E., 2013/15223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2013
- Mahkemesi
- İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 20.09.2012 tarih ve 2012/80-2012/222 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin TPE nezdinde HİLLSIDE ibareli tescilli markaları bulunduğunu, bu tescilin 2001 ve 2007 yılından itibaren geçerli olduğunu, her üç tescilin 9/32 ve 33. sınıflar ile 19/36/37 ve 39/41/43. sınıflara ilişkin bulunduğunu, HİLLSIDE markasının tanınmış marka olduğunu, davalının ise HILPARK ibaresini TPE nezdinde tescil ettirdiğini, bu markanın müvekkilin tanınmış markası ile karışıklık yarattığını, böylece davalının haksız çıkar elde ettiğini ve müvekkilinin markasına tecavüzde bulunduğunu, davalının HILPARK ibaresini internet üzerinde de kullandığını, tüm bu eylemlerinin kötüniyetli olduğunu,
markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ile davalı adına tescilli HILPARK markasının hükümsüzlüğünü, davalının haksız rekabetinin ve markaya tecavüz eylemleri ile hukuka aykırı, haksız kullanımının sonlandırılmasını, 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 13/03/2009 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah suretiyle netice-i talebini artırarak HILPARK markası yanında HILPARK SUİTES ve HILPARK İSTİNYE markalarının da hükümsüzlüğünü talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddialarının hukuksal anlamda haklı ve geçerli olmadığını, HILPARK markasının tescilinin hukuka aykırı olmadığını, tescilli marka ile yapılan ticari faaliyetlerin haksız rekabet ve markaya tecavüz oluşturmayacağını, davacının markasının tanınmışlık kazandığı tarihin 2007 olduğunu, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin markasının görsel, fonetik ve yazılış bakımından farklı ve ayırt edici olduğunu, haksız kazancın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, dosyadaki kanıtlara göre, davalı adına tescilli HILPARK ibareli 2005/17374 nolu marka ile davacıya ait HILSIDE markaları arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğunu, taraflara ait markalardaki asli unsurların HIL VE HILL ibareleri olduğunu diğer unsurların başlı başına ayırt edicilik vasfının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2005/17374 no'lu HILPARK ibareli markanın hükümsüzlüğüne TPE sicilinden terkinine, ıslah dilekçesi ile hükümsüzlüğü talep edilen 2008/16645 ve 2008/18833 no'lu diğer markalar dava tarihinde henüz tescilli olmadıklarından bu markalar yönünden hükümsüzlük taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2012/17994, K. 2013/15223, 9 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama